MEHMET SEYDİYAROĞLU

Eserlerinden İnciler

Mehmet Seydiyaroğlu Sözleri

Mehmet Seydiyaroğlu Sözleri
1Ne güzel Komutan!
Yanında Ak Sultan.
İşte Ulubatlı Hasan! Selâm;
Ey Asâkir-i İslâm…
2Ey Can! Evet Ramazan,
İkrâm et o zaman.
Değil mi Haktan?
Cümle can taşıyan
3Derler ya; Şehitler Ölmez! Aşkı olmayan bunu bilmez. Kör basiret! Evet görmez. Vatan bu evlât; şakaya gelmez!..
4Oruç; ilâhi emir, Kur’an’da “Sıyâm” denir, Ödülü sır, ebedde verir; Mübârek olsun Leyle-i Kâdir…
5Görme kulda kusuru, Beşerdir bu yâhu! Selâm sana sevgi dolu, Ey şefkât yolcusu…
6Tek isteği vardı: Rahatlık; erdi! Sahi Bayım, Bu mutsuzluk, neyin derdi?..
7Doğu, Batı, Güney, Kuzey, Egeli; Bu Vatan hepimizindir ebedî !..
8Sen! Ey bin yıllık Şanlı Çınar, Budandıkça kök salar. Bekliyor surda bak; Ulubatlı Hasan’lar!..
9Sımsıcak bir Temmuz, Gecesi buz! Ey “Hafîz” olan Rabbimiz; Bu son yurdumuz.
10Oğul; Güzellik tende değil, Can’da! Mecnun bu evlât; Kusur mu görür Leyla’da?
11Sen yaradılanı sevsen, Kimseyi incitmesen! Sevmese yaratmazdı; Ah bu sırrı bir bilsen…
12Elbet Hak yerini bulur, Sanma yaptığın yanına kalır! Derler ya; Zulüm ile âbâd olanın, Sonu berbâd olur!..
13Ey Can! “Gül” dedin ya; İncitme sakın hâ! Gönül bu ya; Kırılır dokunduğunda.
14Vatanım,barınağım Biricik sığınağım. Dalgalan üzerinde sen Ey Şanlı Bayrağım..!
15Gam çekme ey Can! Dost mu olur vefasızdan? Katran bu; kaynat! Şeker olmaz ondan.
16İşte yeşil kubbe, Yakışmış Hüzün Gülü’ne, Bak Ömr-ü Şerifine; Yarısı hüzün, yarısı çile.
17Çehrende tebessüm, Ne kadar şefkatlisin! Bu ne merhamet; Sahi Sen kimsin?
18Merhamet, Yaradılana şefkât! Bu ne kibir, nedir bu hırs? Kovuldu bu yüzden iblis!
19Ölü gayret, Al sana irâde! Hazır bahane; Heyhât kadere!
20Dünya bu; devran! Bunca yıl geçti bir an. Dün gitti Ey Can, Bugün ! Haydi davran.
21Ey Can! Bırak gülsünler. “Kim bu gafil” desinler. Sen “Aşk” de… Mansur gibi ipe çeksinler!
22Oğul! Üzülsen de üzme, Hor görüp küçümseme, Bak Hünkâr Pîrime; Evlat! İncinsen de incitme…
23Nedir bu çehren? Küsmek için bahane arıyorsun. Etme gönlüme yük; Beynimi kemiriyorsun.
24‘Huzur’ dedin de Evlât ; Hak’la meşgul olursa kalp Bırakır mı onu Şefkatli Rab…
25“Çoban!” Öyle mi..! Peygamber mesleği… Beğenmedi iblis, Evet; Atan Âdem’i..!
26Sen taş atan adam! Ne der acep sana atan? Gel etme,eyleme Senin de değil mi bu vatan..!
27Evlât! Dünya bu; çile, dert. Yaratılana merhamet et. Misafiriz evet; Gideceğiz elbet!..
28Ey Oğul! Baktınmı sanırsın Musâ, Birde ne görürsün? Firavun’dur hâşâ!..
29Aşıktır Veysel, candır nefesi Neşet dedin de; bozkırın tezenesi, Mektebi sevgi, evet Aşk’tandır icazeti; Sen ey Seydiyarlı, hayyât terzi..!
30Ey Aşkın Güzelciği Züleyha! “Yusuf’tan güzeli var” dedin ya; Sahi kimdi O?.. Söyle O’nun aşkına!
31Ey Oğul! Sen genişlikte âgâh ol. Darlık bu evlât; Yönelir zaten Hakk’a kul…
32Can Ahmet! En güzel huyu şefkât. Bürünürsen ahlâkına; Evet, ne güzel bir sünnet…
33Kur’an’da Sûre-i Nisâ. “Kadın Hak nuru.” dedi Mevlânâ. Sığınaktır, elbette anlayana… Metâ değildir asla!
34Ey Can! Irkın, rengin ne olursa olsun, Sen Peygamber Âdem’in çocuğusun.
35Duan kabul ola, Gönlün nur ile dola, Bugün Kandil ya; Haydi mübârek ola!
36Derler ya; “Nuh” der de “Peygamber” demez. Bin kere gülüver, Bir tebessüm etmez.
37Gül dedi ki bülbüle; “Bak şu gülen gençlere!” Bülbül dedi şol güle; “Ne mutlu gülen çehreye.”
3823 Nisan; Tüm çocuklara selâm ! İncitmeyin inci tanelerini, Kırılmasınlar aman..!
39Hak’tır rızkı veren, Çalışmaktır kula düşen, Değilmiyiz Ben-î Âdem? Kimi işçi; kimi işveren…
40Eğer gönlümde isen, Fizan’a bile gitsen, Ben, ben değil; Sen Sen değişmez isen…
41Evlât; Hırslıya gönül ırmağından tevâzu suyu serp ki; O zavallı, hem kendini hem seni yakmasın…
42Seydiyârim sana geldi, Gönül dergâhına girdi, “Marifet bir güldür” dedi, Şeyhim Ali Semerkandî.
43Taş gibi olursa kalp, Kâr etmez ona nasihat. Ey Hannân olan Rab; Kul ki sen’in en güzel eserin…
44Mehmetçik’tir Muhammed’in mânâsı, Korkutur düşmanı “Allah Allah” sedâsı, Kurban oldu bunca ana kuzusu, Vatan aşkı imândandır! değil mi..?
45Ey Can ; Derman olur dert, Aşk ağlatır elbet. Hele bir sabret..!
46Çile Peygamberi Ashâb-ı Güzin, Yolumuz çile, hüzündür bizim. Hacı Bektaş, Âşık Yunus hepimizin, Evet; Yolumuz sevgi, Şefkattir bizim.
47Yanlışta ısrar niye? Ne bu hırs, kinin kime? Dön Hakk’a gel etme! Sahi inadın kime..?
48Yakışır mı hiç ikiyüzlülük, Hakk’ın güzel kuluna? Bak ne diyor Aşk Eri Mevlâna: ‘Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.’ Ne olur Allah aşkına…
49At iftirayı, İzi kalsın öyle mi? Bilmem ki ne der; Allah ve Peygamberi!..
50Ezelde bir, ebede gideriz! Oğuz, Selahaddîn, Can Hüseyin’leriz!.. Vatanı bir, bayrağı tek; Evet! Biz asil bir milletiz…
51Vatanım! Biricik barınağım. Ne hâle düştü, Vatanını kaybedenler; Aman Allah’ım!..
52Medet yâ; Barak Baba, Sarı Saltuk, Pîr Ahmed Yesevî. “İncinsende incitme” buyuran; Hünkârım Hacı Bektâş-ı Velî.
53“İnne Meâl Usri Yusrâ” Buyurdu Hakk..! Akrep daraldımı ne yapar evlat..?
54-Bırak şunu yaramaz bi insan! Gördün mü? -Duydum be adam! İftira,gıybet haram. -Anlamadım? Bekle, anlatır sana Hak o zaman!
55Ey Dost ! Düşmanımın dil kırbacı değil, Dostumun gül kırbacı; Gönlümde derin izler bırakır…
56Dört başı mamur, Hele bi dur..! Dünya bu Beyim; Cennet yurdumudur..?
57Oruç, Evet Siyam. Bugün bayram..! Şükür Ey Rahmân, Ya Zel-Celâl-i Vel-İkrâm…
58Babamız bir; Peygamber Âdem. Heyhât! Türk, Kürt, Arap, Acem…
59Bugün Cuma! Hastalara şifâ, borçlulara edâ, Gönüller sevgiyle dola! Haydi mübârek ola…
60Duymadın mı sen Yunus’u, Hem Tapduk Emre’mi? Gül Köprücüm Nur Mahsenlim, Ali Semerkandî’mi…
61Ey Sevgili! Yaptın yapacağını yine. Sahi ne idi o öyle?..
62Kişi özünü bile, Benlikten birliğe, İncinir; deme ‘bile’! Can bağındaki Gül’e…
63Görme kulda kusuru, Beşerdir bu yâhû! Selâm sana sevgi dolu, Ey şefkât yolcusu…
64Bugün Cuma! Gönlünde güller açıla, Yolun Hakka vara, Haydi mübârek ola!..
65Memleket, evet ! İnsan canı gibi sevmeli. Devlet mi? canından da çok sevmeli. Düşün hele; Ebû Cehil’de Mekkeli..!
66Makamın değil, Ahlâkın! Suretin değil, Sîretin güzel olsun. Öyle güzel, öyle güzel kul ol ki, Dost sana sorsun; “Söyle ne istiyorsun?..”
67İsmail’sen, Azrail’den korkun niye? Selâm olsun; Hak yolunda kurban olan bunca Şehit ve Gazilere!..
68-O kim ki dedi, Hem O ne bilir? O mu dedim; Hiç… “Aşk” der, “Ben” demez! Hem başka şeyde bilmez…
69Kargalar gülüyormuş! Yedikleri leştir Seydiyârim. Hileli Post’tan değil; İcâzetin Aşk’tandır Seydiyârim!..
70Mevlâna’yım Hâmuşum Şems’ime! Gül kırbaç olur! Atılır mı hiç; ‘Aşk’ diyen Gönül Erine?..
71Kutlu şehir Konya’da, Belh’li Celâleddîn Hoca… Görmeseydi Şems’imi; Olur muydu Mevlâna..?
72Ey Evlât! Eğer nefsinin esiri değilsen; Sana edep öğretenlerden değil, Edepsiz sefillerden kaç!
73Allah’ımızın Settar ve Gaffar olduğunu bilipte, Başkasının kusuruyla uğraşan, Kendi ayıp ve kusurunu görmeyenden daha şefkatsiz ve basiretsiz kim olabilir?..
74Tebliğ; Evet, Hakk’ın emri. Bırak düzeltmeyi! İncittin, düzelmişleri…
75Çok bilmiş ya güyâ! Ne demeli acep buna? Hak adına yol kesen, Bak şu zavallıya…
76Bunca nasihat yola getirmedi seni. Bir musibete bel bağladın öyle mi?..
77Sen, Ey Taassup! Ne bu körlük, Nedir bu ‘ben’ ? Bak; iblis çatladı gülmekten…
78Cahili, cesareti; Âlimi, kibri perişan eder!..
79Gül secdede, Sırtındadır Gülcük. Uzatır secdeyi, Şefkât Peygamberi…
80Ey Can..! Kusurcudur iblis. Biz Âdem’in çocuklarıyız! Elestüde, ebedde biriz. Evet şefkatlidir bizim Rabbimiz…
81DEĞİL Mİ?
82DOSTU BİLENLERDEN SAYDILAR BENİ
83GELİN DOSTLAR ÇAY İÇELİM
84ALLAH-ALLAH DESEM
85Çile! Bir ömür boyu. Şefkât en güzel huyu. Sevgili! Sen, ey hüzün Gülü…”
86Ey Dost; Aldırma yan çizene, Vefasızdan güle ne? Gül aşktır bilene. Gülsün, gül işte…
87Kaskatı kalp, Al sana bilge! Hani merhamet? Bin parça çehre…”
88Yalan dünyayı dolandı, Ey Şefkât yolcusu! İncitiyor Müseyleme; Bu ne gaflet uykusu!..
89Etme Ey Can; Önyargı, sûizan, Değil ki Haktan…
90Evet; ‘Vatanı bir; Bayrağı tek! Birlikten kuvvet doğar elbet. Zafer yakındır evlat, ha gayret..!
91“Oğul; Kadın bu! Cennet kokulu O ! İncitme evlât; İncitir seni Hak!..”
92Marifet gül olabilmek, Gülü gülde görmek. Aşk mı dedin ey Can? Gülü dikeniyle sevmek…
93“Çok bilmiş ya güyâ, Ah seni İblis! Marangoz Zekeriya, Evet! Terzi İdris…”
94Ey Can! Nedir bu “Sen-Ben” davası? Değil mi Peygamber Âdem, Hepimizin Babası?..
95Vefâsızdan Gül’e ne; Bırak gitsin üzülme ! Bülbül Gül’e, kuzgun leşe…
96Bahtın açık ola, Çehrende güller açıla, Bugün Cumâ ! Haydi mübârek ola…
97Cennet kokulu Annem, Evet, goncası ben. Sakın ha evlât; “ Öf ” bile deme sen!..
98Ben Elif dedim, Sen sırıtıp güldün! İblis ne idi dün? Gördün işte bugün!..
99Benlik yılanı, Bir kaldırdımı başı; Tanır mı Evlât, gardaş gardaşı!..
100Oğul; ne demişti Peygamber Tâif halkına hatırla! Hadi evlât, sen münkirlere aldırma…
101Semir! Kul hakkı kemir. ‘Emeğe saygı’ dedin de, Sahi Beyim; bu nedir..?
102Dünya bu: çile ! Misafirsin üzülme. Bir tebessüm etsen de; Güller açsa çehrende.
103Hırka ile taç ! Beyim pahası kaç ? ‘Aşk’ dedi Mansur; İşte gâye ve amaç.
104‘Aşk’ dedi Âşık ! Bir tebessüm etti, Kaldırdı başını; ‘Yokluk’ dedi ve gitti…
105Gönül bu evlat, İncinir deme ‘bile’ Saldırsın Ebrehe; Dostun evi Kâbe’ye…
106Dünya bu hüzün! Sınanmayan var mı iki gözüm? Sen üzülme; ebed bizim!
107Nedir bu taassup, ‘Sen – Ben’ niye? Ne bu kin? Sahi kime? Sen! Ey kör basiret; Taş çıkarttın iblise!..
108Dünya bu! Çile. Kim demiş; ‘Rahatlık burda’ diye? Yaşıyoruz Beyim Bazen hüzün, bazen neşe…
109Kudüs’te Selâhaddîn, Malazgirt’te Alparslan! Budur işte Atan. Yürü Ey Genç Adam!
110Hızır Ata yoldaşın, Dertlerin şifa bula! Bugün Cuma’ya; Haydi mübârek ola.
111Derler ya; ‘Bir eli yağda, bi eli balda.’ Bilmem ki Beyim, Nedir bu tafra..!
112Bozuksa maya; Neylesin süt? Kemik at evlât, Hırlamasın it!
113‘Ben’ dedi ‘Ben’ Evet kibrinden. Acep ne ister iblis; Peygamber Adem’den..?
114Hey gidi kemâlât, Acep nerde liyâkât? Bilgin dedin de; Buyrun sihirli kağıt..!
115Ey Can! ‘Gül’ dedin de, ‘Gül’ çile. Neler etmediler ki, Hüzün Gülüne.
116Peygamber Âdem’in çocuğu! Cennet goncası, gülü. Dün olduğu gibi, Bugün Anneler Günü.
117Gül dedi ki güle; Kusur mu diken güle? Dedi gül güle; Gülden köre ne?
118Evlat; Hangi peygamber çekmedi çile ? Büyük dağların başı dumanlı olur neticede…
119Yol ki; çile! Döşenmiş diken ile. Diyeceksen “niçin”-“niye?” Etme! Kal kaldığın yerde.
120Bin parça surat! Nedir bu çehre? Hey gidi şefkât. Merhamet nerde?
121Ey Can! Aşk dedin de; Sahi kim dedi Ette kemikte?
122Nedir bu madde ? Zonk – zonk beyin ! Hey gidi Mânâ; Gittin ne deyim…
123Dervişlik dedin de; Yâ hû güldürme… Neler çekti Hüzün Gülü Sahi Taif’te !
124Dervişlik; Kim demiş hırka ile ? Bin taş inse tepene, Gül atmaktır münkire !..
125Mazlumlar ah çeker, Sen gittin gideli. Gökte Tekbir sesleri; Gidenler geliyor geri…
126Kızıl Elma; İleri ! Oğuz Ata’dan beri. Bu Asil Milleti; Yıkacaksın öyle mi ?..
127Arkandan konuşup, yüzüne gülene, Sinsi, ketum birine; Evlât! Asla güvenme…
128Evet güven ! Beyim güvenmek gerek. Sen ey vefâsız ; Söyle sana ne gerek..!
129İşte Kurban ! Yakınlıktır Takvaân. Bugün Bayram ! Mübârek olsun Ey Can.
130Yol Ehlibeyt’in yolu, Gül Seydiyar’ın gülü, Ankara’da Hacı Bayram; Pîrim Hacı Bektâş-ı Velî…
131Sen! Ey Ebrehe! Ne oldu yine? Bekle!.. Diz çöktüremezsin, bu Asil Millete…
132Ey Can! Yoldaşlık edeceksen Gül ile; Bak zenci güzeli ; Bilâl-i Habeş’e !
133Can bu yâ hû; Gel incitme onu, Her Can taşıyan; Değil mi Hakkın kulu..?
134Evlât; İblis beğenmedi, Peygamber Âdem’i, Tevâzu Âdem’in; Kibir, İblisin eseri!..
135Kimseye eyvallah etmezsin! Doğru. Sahi düşündün mü hiç, bu kimin huyu..?
136Tebliğ ! Anlattı güya, Ah seni benlik; Nedir bu riya..!
137Bir Temmuz ayı, Ay ki, tam yarı ! Yıkamadılar bin yıllık Şanlı Çınarı !..
138Biricik inci tanesi, Cennet çiçeği bebeğim. Kurusun seni kıran eller; Ah! Ben ne diyeyim…
139Ya Hannân ! Ey kuluna acıyan, Bırakma bizi bir an; Bugün Bayram ! Kutlu olsun Ey Can.
140Aman ha Evlât, ‘Bişey olmaz’ deme ! Düşün hele; Bin dert, bir ihmâlin içinde.
141Gül bu, kırma ! Bir gülüşü var ki sorma. Öyle ya, ne bilsin kıymetini karga !
142Çilem dedi çilem ! Ey Dost; Selamdır bana senden gelen…
143‘Bin yıl yaşasın’ dersen yılana; Dön zulmü kendinde ara !..
144Bir insanı kırdığında rahat uyuyorsan eğer; vicdanını hesaba çekmelisin…
145Nemmâm; Evet laf taşıyan ! Aman hâ Ey Can, Getiren götürür inan !..
146‘Kul Hakkı’ dedin de; Semirdin işte ! Acep ne diyeceksin o gün geldiğinde ?..
147Derler ya; ‘İyi niyet taşıyla, Döşeli cehennem yolu.’ Bayım amel niyete göre buyruldu!..
148Bir kez dokundu diye ! Nedir bu feryat? Bir kere de şükret; Ne olur be evlat…
149Ey Can ! Aldırma yan çizene, Kargadan güle ne ? Bülbül güle; Evet, Karga leşe!..
150‘Gül’ dedin de, Gönlün hep leşte ! Ey vefâsız; Yan çizdin işte…
151Anadolu’nun sesi, ‘Gönül Dağı’ bestesi, Neşet dedin de Beyim; Evet Bozkırın Tezenesi…
152Hicret; Çile – dert ! Selâm sana; Hüzün Gülü Can Ahmet…
153Seydiyaroğlu’yum; Yâ Hû Edep ! Erenler Şâhı Ali’dir elbet, Cem olmuş yârenler; ne güzel Ümmet, Adı güzel, kendi güzel Muhammed…
154Aşk bu; Çile ! Bin münkir taşı inecek tepene. ‘Aşk dedi de Mansur; Çekildi ipe !..
155Ah Mekke ! İlk şehitse Sümeyye Selam olsun tüm Ashab-ı Güzîne…
156Çobandı O ! Peygamber Mûsa. Firavun bu ya; Beğenmedi asla !..
157‘Çilem’ dedi Âşık ! Bir iç çekti; ‘Sonsuzluk’ dedi ve gitti…
158İçi boş hırka; Arz-ı endam ! Nedir bu Beyim, Ne bu ihtişam!
159Ey Can ! Firavun bu ya; Alışmış hep kazanmaya ! Zarar mı; Asla !..
160Evlât! Anlatma, dert çekmeyene derdini; Avutursun boşu boşuna kendini…
161Gül gülü bula, Gönlünde güller açıla, Bugün Cum’a ya; Haydi mübârek ola…
162Benlik bu ya; Nedir bu riya, Az mı mürekkep yaladı güyâ !..
163Evet insan; Hakkın eseri, Bu benlik neyin nesi ? Bitirmedi mi Beyim kibir iblisi..!
164Ey Dost ; Dünya sahnesi bu ! İnsan iradesi ile üstlenir Kendi rolünü…
165Sen Vefalı Sevgili, Duruşu Güzel, Hani gelmiştin ya gelişigüzel; Bu nasıl bir incelik Gülüşü Güzel…
166Ey Can, gel etme ! Bir tebessüm etsen de, Güller açsa çehrende…
167Şikayet mi ? Kimi kime ?.. Ey Can; İnsanız neticede…
168‘Çilem’ dedi Âşık ! Bir iç çekti; ‘Sonsuzluk’ dedi ve gitti…”
169Ne yaparsan yap; Kusur bulurlar evlât ! Aldırma bırak, Sen işine bak…
170Kerâmet; Evet, Hak ! Aman ha evlât, Sen istikâmete bak !..
171Mârifet; Kalp kırmamak ! Evet Evlât gerisi teferruat…
172Üzülme Evlât ! Ne yaparsan yap; Anlamaz ahmak !..
173Kuvvet ve Şefkât sahibi Hak ! Gözyaşlarına dayanabilir mi evlât ?..
174Dünya bu; Geldik bir kere. Gecesi hüzün, Gündüzü çile, Alıştık be Usta; Alıştık neticede..!
175Evlât Dünya bu ya; Kimi yokluğa, kimi sonsuzluğa…
176Ey Can, bırak feryadı ! Aşk; ateştir, pişirsin çiğ yanını…
177Ey Can ! Bırak üzülme. Haklı isen zaten Hak seninle…
178Ey Evlat ! Rahatlık, gevşekliğe; Darlık, hedefe götürür insanı…
179Bilmem ki acep niye ? ‘Aşk’ dedi de; Çektiler Mansur’u ipe !..
180Ey Can ! Firavun’un azgınlığı, darlıktan değil; Rahatlıktandı !..
181Olmaz da ne demek ! Sabret Oğul; Bil ki; sabırla alınır yol…
182Ey Oğul ! Sabredilen değil; Sabredenlerden ol…
183Yönel Allah’a, Seni gâfil sansınlar. Dışın halk ile olsun; Bırak sırıtsınlar…
184Yâ Dost ! Gel incitme. Tende ayrı düşsek te; Özümüz bir, ezelde…
185‘Yobaz’ dedin de; Bilmem ki kastın ne ? Bak Hünkâr Pîrime; İncinsen de incitme…
186Hani Harun ? Ne bu Kârun ! Evet Bayım; Durum mâlum…
187Öyle ya; Soluk soluğa, Her saniye koşuyoruz, O’ndan geldik O’na…
188Bu çığlık niye ? ‘Aşk’ dedin işte ! ‘Aşk’ dedi diye; Çektiler Mansur’u ipe !..
189‘Çilem’ dedi ‘Çilem !’ İrkildi birden ! Hey kendine gel; Ne bilsin çekmeyen ..?
190‘Rahatlık’ Dökülür ağızlardan hep ! Asrın rahatsızlığı, Bilmem ki nedir acep ..?
191Dert bu Beyim, Söyletiyor işte ! Susmak istesekte istemesekte…
192Çile; Aşktır bilene ! Üzülme; Gülsün, Gül dedim işte…
193Ne şirin bir kulsun, Gönlün neşeyle dolsun, Hızır Ata sırdaşın, Cum’ân bayram olsun…
194Ey Dost ! İncittiler hep sevdiklerimiz. Can evinden yedik zıpkını biz…
195Can bağında Gül’sün, Ne güzel bir Kul’sun. Ey Şefkatli Yâr; Sana selâm olsun…
196Derler ya; ‘Peygamber ve Gençlik !’ Uhud’da Musab, Hudutta Mehmetçik ! Selâm sana Ey Gençlik…
197Ey Benlik; Nedir bu hınç ! Birlikten doğarmış güç. Böyle gelmiş, böyle gider mi hiç ?..
198ADI GÜZEL MUHAMMED (S.A.V)
199Ey Can Güneş güneştir de ! Evet asıl mesele ; Güneşleşmekte…
200Geldik ezelden, Misafiriz hem ! Bu ‘sen – ben’ Sâhi neden ?..
201Oğul ! Yol, yoldaş ile alınır. Dost, düştün mü tanınır !..
202Baş eğmişim Şâhı Merdan Ali’ye, Dertliyim döktüm sazın teline, Erenler ceminde hû diye diye, Cami benim cemde benim kime ne..!
203‘Kızıl Elma’ dedik ! Baş verip, boyun eğmedik. Dönmek mi; Asla düşünmedik..!
204Can Ahmed’in Dalı, On İki Cennet Gülü, Yol O’nun Yolu; Medet Yâ Esedullah Ali…
205Can Muhammed’in dalı, Zehra’nın Goncası Gülü, Hasan ile Hüseyini, Medet Şâhı Merdân Ali !..
206Yolunu yol eyledik, ‘Medet Şâh-ı Merdan !’ dedik, Acep kime ne eyledik ? İncindik ama incitmedik…
207Hû Deliler ! ‘Kızıl Elma’ dediler, Ezelden kalkıp, Ebede yürüdüler…
208Açtılar aramızı hep azar azar ! Özümüz bir; ten ayrı olsa ne yazar…
209Ey Can ! ‘Sen – Ben’ nedir ? İlk kusur icâd eden, iblis değilmidir ?..
210Ne idin, ne oldun; sakın unutma ! Kalırsın sonra kış ortasında…
211Bir tok; dokuz aç ! Bayım buyur bol keseden saç…
212Boş şeylerle dolar beyin ! Başı boş bırakma beyim…
213Ey Sevgili ! Yoklukta olur mu hiç ‘ben’ ? Ne yana dönsem; ‘Sensin, Sen’…
214Vedalar; ayrılık eylemi ! Sevgili; Biz ayrılmadık ki ezelden beri…
215Bunca rahmet, onca nimet ! Bayım; nedir bu cinnet ?..
216Ey Can! İncitirsin deme ‘Niçin-Niye, Bülbülün figânı gonca güle…
217Hû… Şehit Bu ! Oğul, Hayy’dır O; Hamza Uhud’da, Mehmedim Hudutta !..
218Nerde şefkât ? O bidat, bu bidat ! Heyhât; Bu ne surat ?..
219O Cehennemlik, bu Cehennemlik ! Bir sen kaldın; buyur Cennetlik…
220Ona kâfir, buna kâfir ! Sâhi sende bu kâfir hastalığı nedir ?..
221Kuş tüyü yatak, Yorgansa kat kat ! Buyrun sanat; Bayım edebiyat…
222Ey Can; Gel etme, imtihan işte ! Bir gülüversen de, Güller açsa gönlünde…
223Sâhi, bu ‘Sen – Ben’ neyin nesi ? Alevi – Sünni; Değil mi Peygamber Âdem’in nesli ?..
224Bayım ! Yokluktur bizim yolumuz, Biz Aşk’ı çilede bulmuşuz…
225Ey Can ! Ev sahibi gibi davranma, Bin yıl yaşasan da; Misafirsin dünyada…
226Pîr, Pîrân; On İki İmâm ! Özümüz bir Ey Can. Kimi Yunus, kimi Pir Sultan; Medet yâ Şâh-ı Merdan !..
227Usta be ! Dünya oyun sahnesi, Oynuyoruz neticede; Evet, kısacık kesitte…
228Bal küpü oda, Bol kese fetva ! Babadan Oğula; Buyrun moda…
229Usta be; Hasretiz bir tebessüme. Katlandık bir gül için, Bunca dikene..!
230Beyninden bağlı, Âzatsız köle. Dipsiz karanlık; ‘Bir Kere’nin içinde..!
231Üzülme bırak; Kör bâsiret, inat ! Gören göz değil, gönüldür evlât…
232‘Kimsin ?’ dedi, ‘Hiç…’ dedim ! Birden İblis; ‘Ben’ dedi ‘Ben’, ‘Babama eyvallah etmem !..’
233Kin yüklü beyin ! Çürümüş irin. Etme Beyim; Çocuğuyuz Âdem’in..
234Oğul Biz, Peygamber Âdem’in neslindeniz ! Toprağa Ana; Devlete Baba deriz…
235Nedir bu mızıkçılık ? Ömür dediğin, kısacık ! Dünya oyun sahnesi, Düşünürsek azıcık…
236‘Bir varmış, bir yokmuş…’ ‘Ömür’ demiş ‘Ömür !..’ biri diğerine, İşte kısacık hikaye…
237Ey Dost ! ‘Ömür’ dedin de; Akıp gidiyor işte, İstesek te, istemesekte…
238Çatlıyor hırsından, Diken gibi saçları ! Şefkatten nasipsiz, Çatılmış kaşları…
239Çatıldı kaşları, Kin dolu bakışları ! Bırak dili, meşrebi, Beyim biraz hoşgörü..!
240Karakter meselesi Evlât ! Aldırma bırak, Sen işine bak…
241Kin, nefret, Benlik yılanı gayret ! Nerdesin sevgi, Sen ey şefkât ?..
242Kim demiş ‘Aşk akıl işidir’ diye ? Delilik işte ! ‘Aşk’ dedi diye, Çekildi Mansur ipe…
243Yönel Allah’a, Dertlerin şifâ bula, Rabbimiz şefkâtli ya; Kıyar mı hiç kuluna ?..
244Ey Can ! Aşk’ın yoktur benzeri, eşi ! Varlıkla sınanır; yoklukta bulur kişi…
245Evet; Terziler piri; Peygamber İdris. Beğenmedi Âdem’i, Çatladı İblis…
246İnsanız işte, Üzülsek te; İncitmesek keşke !..
247‘Aşk’mı dedin ? Taşı sırtında çarmıhını Beyim ! Taif’te taşlanmadı mı Can Ahmedim…
248Cim’dir Cemâli, duruşu güzel. Ezelden gelir, gelişi güzel. Gül kokulu Sevgili, gülüşü güzel !..
249Okurum Elif, Mim. Yokluktur İcâzetim ! ‘Aşk nedir’ mi dedin ? Çile, çiledir Beyim !..
250Tuzu kuru, Kârunla yarışır ! Heyhât; ne kokar ne bulaşır…
251Yetmiş İki Millet, Her biri ayrı Ümmet ! Yaratılana Şefkât, En güzel sünnet…
252Yusuf’a Züleyha; Mecnuna Leyla ! ‘Sevgili’ dedin ya; Nefestir bana…
253Gül güle, Gül dengi ile ! ‘Sevgili’ dedin de; İncinir deme ‘bile’…
254Gönlümde gül açar, çehremde gülücük; Sen şefkatli Yâr, bir tebessüm azıcık…
255Bin münkir taşına; Demiyorsan eğer ‘Ah !’ Ey Can ! Âşıksın, eyvallah…
256Kusurlu gördü Âdem’i, İblis bu; serseri ! Dön kendine bak, İnsan; Hakk’ın eseri…
257Deve hendek atlar atlamasına da; Gayreti yok ! Hak ne yapsın ona…
258Derler ya; ‘Aşk ağlatır, dert söyletir!’ Üzülme Dost, Hak, sabredenlerledir…
259‘Çilem’ dedi Âşık ‘Çilem !’ Aşk budur Bayım ! Başka şey bilmem…
260Katı kalp; Bin parça surat ! Yapma Bayım, Şefkâte inat…
261Sevmezsin ! Anladık anlamasına da; Bilmem ki ne yaptık sana ?..
262Yük alan sevinçli, Yükü alınan kederli ! İnsan bu; ne garip değil mi ?..
263Sağ ve Sol ! Akıl için birdir yol. İster doğulu, ister batılı ol, Devlet Babadır Oğul…
264Oğul düşün bir an; Uyur mu hiç düşman ? Evlât, aman hâ aman ! Son Yurdumuz bu Vatan…
265Yaranamadık Usta be ! Yük aldık, yük olmadık. ‘Neden’, ‘niçin’ de sormadık…
266Kuluz işte, kusurluyuz ! Sevdik ama incitmedik, Biz sevdiklerimizden zıpkın yedik !..
267‘Sabret’ dedin de; Bir tebessüm bekledik. ‘Gül’ dedik, gülümsedik, Çok mu bişey istedik ?..
268Elestü Bezmi’nden çıktık yola, Buyrun, işte dünya ! Kısa bir mola…
269‘Kusur’ dedin ya ? Kusura bakma ! Öyle ya; O bir Ayna…
270Dedim ‘Kimsin ?’ Dedi ‘Hadi bil ?’ Dedim ‘Mim’sin Mim’ Güldü, Gül kokulu sevgilim…
271Cemâlin Cim, Dedim ‘kimsin ?’ Güldü, ‘Gül’ dedi ! Gül kokulu sevgili…
272Ezelde dedik; ‘Belî’ İlmin kapısıdır Ali ! Pîrimiz Hünkâr Veli, Veysel mi ? Can Bağının Gülü…
273Çanakkale ! Geçilmedi işte. Kim zincir vuracakmış, Bu Asil Millete..!
274Dost; Dünya bu, çile ! Bazen hüzün, bazen neşe. Evet gidiyoruz işte hep birlikte…
275İki kere iki dört te, Aşk bu; Çile ! Delilik işte…
276Düşman uyur mu hiç, agâh ol. Biri Firavun, diğeri Moğol ! Bırak didişmeyi; Birlikten kuvvet doğar Oğul…
277Ey Can, ‘Mevlânâ’ dedi Şems ! Güneş olmaya güneş te; Mesele Şemsleşmek te…
278Hor görme Onu ! O da Hakk’ın kulu. Sahi ne oldu iblisin sonu ?..
279Evlât, şefkâtli ol ! Hakk’ın eseri kul, Gâyen Hak’sa oğul, Budur çıkar yol.
280Peygamber Âdem, İnsanlığın Babası ! Sen kusurcu benlik; Kul, kulun aynası…
281Fatih bu Sultan ! Hudutlarda Hasan. Şanlı ecdâd Selâhaddin; Değil mi Alparslan ?..
282Ey Can ! Doğru dokuz köyden kovulsan da, Hak yerini bulur, sakın aldırma…
283Ey Dost ! Merkep arısı bu; bal değil ki. Gördü mü eti kemiği, Bırakır gülü, çiçeği…
284Mesele Gül vermek değil, Gül olup. gülü verip; İncitmemektir…
285Annem şefkât dalı. Dokuz ay, o günden beri, Evet; her an Anneler Günü…
286İrkildi birden, büktü boynunu; ‘Hû’ dedi Âşık ‘Hû’ ! Aşktır bu…
287Her insan bir güzellik taşır; Haktandır bu ! Mârifet görebilmektir onu…
288Şikayet hep şikayet ! Etme, değil ki ebed. Kahredici rahatlık; Gizlemiş bin dert…
289Der ya; ‘Vefâsız kişiden olur mu çare ?’ Dost; Dokundun gönlümdeki bam teline, Evet vefasız bu, Vefasız neticede..!
290Âşık bu ya; Aldırmadı münkir taşına, ‘Aşk’ dedi ‘Aşk’ ! Büktü boynunu sol yanına…
291Söğütte dikilen fidan, Doğudan batıya uzanan, Doğulu – Batılı aman hâ aman, Son yurdumuz bu Vatan!..
292Hû… On İki İmâmlar. Şems, Mevlâna, Pîr Sultanlar; Yolu yolumuzdur Ey Canlar !..
293Âşık, mâşukunda kusur aramaz; ‘Gül’ dedim ya, gül dikensiz olamaz !..
294Çocuk bu; inci tanesi, İnsanlığın meyvesi. İncitme sakın ha ! Cennet gülü, goncası…
295Bin yıllık şan, Çocuklar, selâm; Bugün 23 Nisan ! Aman ha aman, Son yurdumuz bu Vatan…
296Yetim kalmasın Babadan, Aman Allah’ım aman ! Çocuklar hepinize selâm…
297Aldırma be Usta ! ‘Vefasız’ dedik ya; Bırakır yol ortasında…
298Uzatma; buda ! Kurumasın sula. Ey Şanlı Çınar, Ne yaptılar sana ?..
299Dünya bu; Niçin bu hüzün ? Sayılıdır günün, Gülümse, Gülümse be iki gözüm..!
300Ey Dost ! ‘Sabır’ dedin de; Mesele, fırsat düştüğünde sabredebilmekte…
301Beyim çevreciyiz ya ! Barut fıçısı dünya , Buyrun kampanya…
302Ya Dost Bizi inciten münkir taşı değil ; Sahte gözyaşı !
303Beyim ‘İnsaf’ dedin de, Dert bu söyletiyor işte…
304Ya Dost aldırma Demir bu altın değil ya; Kusacak pasını sonunda!
305Ey Can ! İnsan dedin de: İncinip incitmesek keşke…
306Dedik ya Sevgili; Gülsün! Gülüverde, Güller açsın gönlümde…
307Kimsin sen İrkildi Âşık birden Hiç dedi Yoktum yokum ben
308Minicik beden, Yüklenmiş kâinat ! Buyrun Beyim; Sonsuz bir sanat…
309Ölü gayret ! Nedir bu mâzeret ? Kurumuş gönül, Beyinde dert…
310Sevdik, hep sevdik ! Zift dolu gönül; Nerden bilecektik ?..
311Hevesle geldi, Bir heves uğruna gitti ! Bir varmış bir yokmuş, Beyim, hikaye bitti…
312Bir tebessümü, Bin sadaka saysakta. Görmedik Usta, Göremedik ki asla..!
313Âşık bu her an Bayram, Erkânımız Şâh-ı Merdan ! Hacı Bektâş, Hacı Bayram; ‘Hû’ dedik ya Ey Can…
314Derler, demesine de; görmedin gözünle. Ne bu kin beyim ! Bu salya niye ?..
315İncindik, incitmedik. Usta be ! Zıpkını biz, bizden yedik…
316Beyim, mesele değer verip vermemek; Değil ki yemek içmek…
317Cim’dir cemâli, kokusu gül; ‘Gül’ dedim ya sevgili, Gül’sün hadi gül…
318Sevdik; Sevdik sevmesine de, Ey Sevgili ! Senden sevimlisini görmedik…
319Ey Dost aldırma, Herşey zıddıyla. Münkir bu, Övecek değil ya…
320Bin yıllık şan, Bu ne ihtişam. İşte Atan ! Yürü ey Genç Adam…
321Muhtaçken bin can bir pula, Buyrun; İnsan hakları güya..!
322‘Hak’ der Hakkı ketmeder ! Buyrun bahane; Ne yapalım Kader…
323Yâr mı dedin? İşte orda dur ! Düştü gönlüme şavkı, Nurdur nur…
324Ketum, Sinsi ! Dedim belki; Ah seni tilki…
325İmtihan bu… Tam canın burnunda; Birden çıkar karşına, Hızır’da Hazır’da..!
326‘Hak’ der; Halkı incitirsin ! Hünkâr Pîrim der ki: İncinsende, incitmeyeceksin…
327Ey Can, Kim kusursuz ki? Ya görmeyeceksin, ya da görmemezlikten geleceksin…
328Şefkatsiz gönül, zihninde benlik! Mutluluk şarkısı; Al sana şenlik..!
329Gül dedik, Hep gülüverdik. Usta be; Bir tebessüm görmedik…
330Evet; Zekeriya Marangoz, Dikişçi İdris ! ‘O kim ki ?’ Öyle mi ? Ah seni iblis..!
331İşte Dünya ! Bir sana, hep bana. Buyrun taksimata…
332Yeter ki kaybetmesin özünü, Sevdinmi çekeceksin nazını…
333Paydaşlık dedin ya, Bir sana, Bin bana ! Buyrun işte dünya.
334Tıkansada kulaklar aldırma, Duyacak olan Can kulağı sonuçta..!
335Bin kere incinir, Bir kere incitmezsin. Sahi sen kimsin..!
336Bayım ; Kadın ! Kanattır anlayana, Selam Can içindeki Cânana…
337Ey Can ! Kısacık bilmece Kimi leşe, kimi güle Aşk olsun bilene…
338Heyhât! Olan olmuş ; Genç Adam sırtından vurulmuş…
339Kaçak ve kurnaz, Tilki bu ; Dünyayı ver, doymaz !
340Buyrun Dünya, Bin can bir pula Heyhat ! Anlık saltanat uğruna…
341Ey Dost ! İncindik; İncitmedik diye, Bunca münkir taşı, indi tepemize…
342Evlat ! Çıkma vefasızla yola; Bırakır seni yol ortasında…
343Ey Can ! Sevdin mi birini; İki etmezsin, Bir dediğini…
344İki yüz Bayım, Birini sakla; ‘Menfaat’ mi dedin? Kırk takla..!
345Evet Gül dalında güzeldirde, Mesele; Dalı incitmemekte…
346Ey Can ! Aşkın yoktur benzeri, eşi Varlıkta sınanır, Yoklukta bulur kişi..!
347Kadın, Yârdır; yarı’n! Göz nuru, kanadın…
348Sevgi insanın özündedir; Görene! Dile ne hacet; Bilene..!
349Yiyin için, Herşey insan için; Sahi insan kimin için..?
350Can bağında gülüz, Çiledir yolumuz Şefkat mi dedin dost? En güzel huyumuz…
351Merhametli ol, O da kul sende kul; Kendine gel Ey Oğul !
352Nalanın oldum, Gönlümde hüzün ! Özüm sözümdür, Elimde sazım…
353Ey Can ! Herkes layık olduğu yere gider, Sen gideceğin yeri bil yeter…
354Birlik, Birlikte dirlik; Ah seni Benlik ! Buyrun esenlik…
355Su akacağı yeri bilir, Kişi layık olduğu yeri bulur Beyim mesele budur…
356Ey Can ! Sen gül ol da İster o diken olsun, İsterse gonca…
357Elbette eden kendine eder, Eder de; Acep kendinden ne ister…
358Garip geldi, Garip gidicek Aldırma bırak, Sen yürümene bak..!
359Ey Can ! Sen gül oldun da; Kadın olmadı mı gonca…
360Dünya; Bir lokma bin pula, Heyhat ! Bunca nimet ayaklar altında…
361Ey Can, Eylül dedin de, Zaten aralıksız O benim gönlümde…
362İlmi Ledün dilim, İlmin kapısı Ali’m, Pîrim Hünkâr Velîm Sevgi benim mektebim…
363Oğul; Düşünsene bir an, Bin yıllık şan, Agâh ol aman. Uyur mu hiç düşman..?
364Ey Can Alevi de benim Sünni de benim Sevgidir benim mektebim Evet Aşk’tandır icazetim
365Vatanım dedi şair; Vatanım ! Mirasıdır bin yıllık şanlı atamın…
366Bir tarafta açlık, Bir tarafta diyet. Açlıkla mücadele, Buyrun adalet..!
367Can’ dedik, Candan sevdik. Usta be; Can evinden zıpkın yedik..!
368Ey Can ! Hadi üzülme, Çünkü gülsün Kör ne bilsin..!
369Dünya işte; Bazen hüzün, bazen neşe Gül dedim gülsün, Hadi bir gülümse…
370Yoklukta dua, Varlıkta tuğyan. Ey Rahmân Bırakma bizi bir an..!
371Her canda bir güzellik, Değil mi Hakk’ın eseri ! Güldür gül nefesi, Neşet, Anadolunun sesi…
372Ey Can ! Mesele değil terk etmesi, Bizi inciten; Mazeret göstermesi…
373Ey Can ! Düşünse kişi bir an; Boğmaz eşini hiçbir hayvan…
374Evlat ! Korkak dedin ya, Çıkma onunla yola; Kalırsın yol ortasında…
375‘Gül’ dedim, Döndü birden Bir tebessüm etti ; Aldı beni benden…
376Hayat bu; Darlıkta, genişlikte, Sınanırız sevdiğimiz, En Sevgilimizle…
377Aşk bu, Bırakır mı seni sana ? Dokundumu bir kere insana; Taşıtır çarmıhını sırtında..!
378Meçhul idi, Dedi ‘İyi misin?’ Dedim ‘Kimsin?’ Tebessüm etti, ’Bil’ dedi ve gitti…
379Ey Sevgili, Nedir bu hüzün ? Hadi bir tebessüm, Gül dedim ya, gülsün…
380Varlık; Ah seni varlık, Semirdi gövde, Beyinde darlık..!
381‘Devrim’ dedin de, ‘Ene’l Aşk’ dedi diye; Mansur çekildi ipe..!
382Oğul ! Çoban olmazsa neylesin Çeltek? Kaçırır kuzuları evet tek tek…
383‘Dost’ dedi ‘dost’ Devrimci derviş; Doğru, doğru söyler, Dost’tan nasiplenmiş…
384Az bi sevgi, birazcık şefkat dedik, Bilmem ki Usta Çok mu bişey istedik…
385‘Aşk’ dedi Âşık, ‘Aşk varya’ , Büktü boynunu sol yanına, Bir âh çekti ki hiç sorma…
386Bunca mürekkep, Değil boşuna da, Aşksıza aşkı anlatmak; Zor be Usta..!
387Seydiyaroğlu aldırma yâ hû, Acep ne olur münkirin sonu. Bak ! Hünkâr Pîrim ne buyurdu ; İncindik ,ama incitmedik bir kulu…
388‘Gül’ dedim ‘gül’, ‘Bırak’ dedi; Canım burnumda Gül kokuyordu aslında…
389Bayım; Tabip bu neticede. Hasta kullanmaz ise, Neylesin ona reçete..?
390Herşey üst üste geliyor Derler ya: Gelen yok aslında Ah şu pireler deve olmasa…
391‘Çoban’ dedi ‘Çoban’ Zavallı Hâmân, Ne ister ki acep; Çoban Musa’dan…
392Gücün var; var olmasına da, Her Firavun’a bir Musa sonuçta..!
393Akıl mı? Sakla kendine onu ! Aç mı, tok mu? İncitme sakın kulu…
394Muhtaçken bin kişi bir pula; Buyrun fetva ! Üstelik bedava…
395Ey Dost; Sevdim, sövdüler, ‘Aşk’ dedim güldüler, Evet çünkü kördüler..!
396‘Şiir’ dedi Şair ‘şiir’ Aşktan beslenir; Gönülde bestelenir…
397Şiir evet şiir: “Gönülden gönüle akan sel gibidir.” Dedi Şair…
398Bayım; Kısa keste Aşk olsun Kimi gönüle, kimi göze; Ne hacet uzun söze…
399Dost; Aşk deyince, aşkı düştü gönlüme; Yürüdüm sonsuzluktaki, O meçhul sevgiliye…
400Aşk dedi diye, Çektiler Mansuru ipe Sevgi benim mektebim; Cemde benim camide..!
401Hikaye bu ya; Gül dedik, yem oldu. Bir vardı bir yoktu, Her söze karnı toktu..!
402Ey Can ; İncinen sevgiliydi, Sahi incitmek Gerekir miydi..?
403Herkes ‘seviyorum’ der demesinede, Beyim sahi mesele bu mu sence..?
404Evlât ! Basma damarına, Gösterir dişlerini sana…
405Sevdim dedi sevdim, Bırakmam asla. Birden bir sayha; Dokundun ayağıma…
406Aldırma be Dost ; Sırıtsın münkirler elimdeki saza. Evet! Nice taşlar atıldı; Pîrim Sultan Abdal’a…
407Şiir’ dedi Şaire; Hele bir şiir söyle: Şiirdi aslında , O güzel gülüşü ile…
408Derler ya anlayana; Kırk yılda gelene: ‘Çok çabuk geldin’ Kırk günde gelene: ‘Yâhû nerde kaldın’
409Bugün Cuma; Erenler Yoldaşın, Sadıklar Sırdaşın ola. Hadi gül, gül dedim ya Gülmek yakışır sana…
410Ey Can; Aldırma vefasızlara ! Hannân olan Rabbin, Bırakmaz seni asla…
411Yârinim, yarı’n Ay yüzlü Kadın…
412‘İnsan Hakları’ dedin ya; Hadi gül, oyna. Barut kokulu dünya; Zıp zıp zıpla…
413Sanata, Sanatçıya Saygılı ol; Oğul Hakk’ın eseridir kul..!
414Ve kadın, Adam san Adam dedi Ekledi, Yarını’m, Yâri’n, Ay yüzlü kadın…
415Ey Can ! Yoklukta yoksun, Varlıkta yok ol ki; Aşk olsun…
416Evlât ! Yokluğu gör, gör ki; Varlıkta olmayasın nankör..!
417İnsan bu Beyim, Kapıldımı hırsına; Sıkar kurşunu, Kendi ayağına…
418‘Dünya’ iki hece, Kısacık bilmece; Biri dedi ‘sobe’ Oyun bitti böylece..!
419İnse de taşlar tepene, Karşılık ver gül ile. Taşı sırtında çarmıhını; Devrim bu devrim işte..!
420Biri ‘Uyusunda büyüsün’ ninnisiyle, Diğeri bir lokma ekmek için cennete. Çocuk dedin de, Beyim çocuk işte..!
421Kusurcu bu evlât; Elbet kusur bulacak, Kabaran Benlik; Zehrini kusacak..!
422Taassup bu ya, Buyrun Hakk adına. Etme Beyim; O’nun aşkına..!
423Nedir bu ‘Sen-Ben’ kavgası, Heyhât gök yorgan Yerde mezar davası..!
424Evet; Önce VATAN, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh.’ Dedi atam..! Selahaddin, Alparslan, Selam sana genç adam !
425Selahaddîn, Hüseyin, Oğuz, Oğul biz; Peygamber Âdem’in çocuğuyuz..!
426Der ya Nesîmi: ‘O Yar benim kime ne !’ Mesele aşk ise; Yürüdü Mansur ipe…
427Münkirin işi ne, Dedi ‘Sen kimsin be?’ ‘Hiç’ dedim ‘Hiç elbette…’
428Evlât; Her yalan, bir doğrunun katilidir..!
429Bursa kadısı idi, Yol gösterdi Eskici; Üftâdem’in Gülü, Aziz Mahmut Hüdâi…
430Hayat bu Usta; Kocatır kocatmasına da, Ah şu vefasızlar olmasa…
431Ah çeker liyâkat, Buyrun ağıt Nedir ettiğin; Mühürlü kağıt…
432Aman ha Oğul; Çile ile pişer kul..!
433KİME NE
434Vaad edilmedi kimseye yarın, Sahi bugün ne yaptın ki Bayım..?
435Ey Dost Mezhep dedin de; Yunusum, Hünkâr Pîrime, Selam atamız Adem’e, Evet Alevi’de benim Sünni’de..!
436Desin münkirler ‘Deli’, Ezelde dedik ‘Belî’ , Lâ Mekân Şehrindeki, Sen ey şefkatli Sevgili…
437Anılar ! Hey gidi anılar, Akıp gidiyor zaman; Zaman zamanı kovalar…
438Ey Dost ! Neyimiz varsa Hakk’a dair Aşktandır dedi Şair…
439Ne yaparsan yap; Razı olmazlar evlât. Aldırma bırak,  Sen işine bak…
440Kim ne demiş bırak, Tek başınada olsan; Yürümene bak Evlât..!
441Herşey zıddıyla kaim, Sensin ilacım ! ‘Düşmanım’ dedi Şair, ‘düşmanım…’
442Aldırma eleştirsin, Eleştirdiği kadar ! Olsun bırak, Seninle alakadar…
443At çamuru izi kalsın. Kalsın kalmasına da, Çok çamur adamsın, Bilmem farkında mısın..?
444Bilge kişiler işaret fişeği gibidir, Sana düşen hedefe yürümektir.
445Kasapla kurban, Hey gidi zaman. Ört, ört ki ölem anam..!
446Vampire hayran, Özüne düşman. Düşündün mü bir an? Aman Allah’ım aman..!
447Sen cüce gayret, Nedir bu gaflet ? Minicik saman çöpü; Dağ görünür elbet..!
448Bir sana bin bana. Buyrun Bayım ; Kanayan yara..!
449İyi niyet, Ah seni iyi niyet. Onca keder, Bunca dert…
450Yaş dolu gözler, Barut yüklü bulut. Zift gibi karanlık; Şafakta umut..!
451Salyalar, salyalar, Tepeden tırnağa. Yapılır mı bu Bayım; Ulu Hakan’a..!
452‘Çoban’ dedi ‘Çoban’. Düşünsene bir an ; Barut kokulu dünya, Buyur diploman..!
453İnsanların görüşüne saygılı ol, Oğul bilirsen; Akıl için birdir yol..!
454Evlât; Sen okumana bak. Her canlı bir kitap, Bin Kasım’a inat..!
455Kadın dedin de; Yarımsın Bayım yarım. Kadınsa yarı’n!..
456Peygamber Âdem, Tüm insanlığın atası, Sen ey Benlik; Nedir bu kardeş kavgası…!
457İblis’in bilmediği birşey var mı evlât ? Onu bunu bırak, Sen sevmene bak..!
458İnsanız Beyim insan, Bıktık ‘Sen-Ben’ kavgasından..!
459Evlât; Kişiler farklı görüşte olabilir. Büyüklük: Tahammül etmek değil midir..?
460Kuru gönül, Sulanmış beyin, Sen tahammülsüzlük; Söyle ne diyeyim..?
461Üç merhale; Doğar, yaşar, ölürüz. Misafiriz işte ! Mesele, kim neye köle ?
462Peygamber Musa ; Mesleği Çobanlık. Ah seni Firavun ; Nedir bu ilahlık ?
463Dünya imtihan sahası, Ah bu taraftar kavgası. Al sana ; Sevgi ! İşte Şefkât Kupası…
464Fikirde taassup; Özüne yaban. Bu nasıl bir zaman ? Aman Allah’ım aman..!
465Yüzünde gülücük, Şefkatli Ninem, Buyrun soyağacı; Peygamber Âdem..!
466Bunca soysuz, İşte kabak. Şefkatli Çınar ; Buyrun sığınak..!
467Kim demiş bahtı karalı; Kader gayrete sevdalı. Haydi Ey Dost ; Küsmek sana yakışır mı..?
468Nemrut’a sinek Bedir’e, melek Hak bu Beyim; Görmek gerek..!
469Ey Dost Önce Nemrutu vurup, Sonra sır oldu ! Sahi bu nasıl bir ordu..?
470‘Niçin?’ dedi ‘Neden?’ Aşksız adam birden ! Dem vurdu sevgiden…
471‘Aşk’ dedi Âşık, İç çekti iç. Halden anlamayan, Sözden anlar mı hiç..?
472Şikâyetçi Çocuk, Al sana dilekçe ! Kuş uçmaz sokak; Her hâne bir hücre…
473‘Ne’me lazım aman.’ ‘Dokunmayan yılan.’ Dokunuyor işte Ey Can..!
474Fikirde taassup, Hoşgörü dilde. Dev gibi Benlik, Al sana gövde..!
475‘Sevgi’ dedin de ; Gönülden gönüle, Elbette görene, Sâhi köre ne..!
476Ey Can Sen çiçek ol, Aldırma ona Merkep arısı sonuçta..!
477Acımsı gülücük, Sahte kahkaha. Buyrun Bayım ; İşte Dünya..!
478Ey Dost; Mazlumun âhı arşa dayandı ! Acep bu sinek, Nemrut’tan mı kaldı..?
479Aşk dedim de, Birden üst perde ; ‘Kimsin?’ dedi ‘Kimsin be?’ ‘Hiç’ dedim Beyim, Hiç işte…
480Ey Dost aldırma ; Kussun kusacağı kadar, Zaten edeceğide o kadar..!
481Arsıza alkış, Adsıza zindan! Al sana adalet; Buyrun burdan…
482‘Mektebi kudret, Davası sevgi ! ‘Deli’ dediler ‘deli’; Cahil damgası yedi…’
483‘Gariplerin Sultanı, Mahsenlimin Evladı, Yalın ayak Yozgadi, Tekkeli Çavuş adı..’
484‘Salya, sümük ! Davası benlik. Ah seni taassup ; Körü körüne üstelik…’
485Dünya bu neticede, Hadi bir gülümse, Kim demiş yakışmaz diye ? Bak yakıştı işte…
486Şikâyet; Herşey den şikâyet Tepeden tırnağa nimet Nimetten de şikâyet…
487Kısacık ömür, İşte hayat ! Minicik gövde; Buyrun kainat…
488‘Nedir bu benlik ? Çok bilmiş iblis ! Mesleği Terzi; Peygamber İdris…’
489Öyle ya; Bugün Ona, yarın Sana ! Buyrun kısacık rüya. Ne mutlu anlayana…
490Ey Can ; Niçin mahzunsun ? Hak’tan razımı ki, Senden razı olsun..!
491Sevdik Beyim sevdik. Cana canan oluşunu, Dağ gibi duruşunu sevdik…
492Sev ! Ardında dağ gibi duruşunu, Gülüşünü sev, görüşünü… Bırak Beyim gerisini !
493Evet; ‘Kuru lafa karnım tok’ dedi ! Keşke kulağıyla dinlese idi…
494Ey Can; Can taşıyor insan Ondandır heyecan…
495İşçi, işveren; Kısacık kesit sahnelenen ! Geldik geçiyoruz, Dünya minicik penceren…
496Beynimde gam, Gönlümde yâr taşırım. Ne şan ne de mal ‘Hamalım’ dedi ‘Hamal’…
497Bir fikir ki, başına buyruk! Buyrun mutluluk; Ruhundan kopuk…
498Ey Can ; Ne’idin, nesin Hoşgör ki, hoşgörülesin.
499Çile, evet çile! ‘Aşk’ dedim ya Sevgili; Aşk bu neticede…
500Çile, çile! Al sana şikayet. Sonsuzluk alemi; Yaşasın hürriyet…
501Gül idi; Birden gül’ü verdi, ‘Seven sevdiğini incitirmi ?’ dedi, Gül yüzlü Sevgili…
502Döneceğiz işte, Kim dedi ‘Dünya Perest’ diye ? Sıradayız Beyim, Acelen niye..?
503Bayım; Kısa bir mola, Konuştu mu para; Susmak düşer sana…
504Benlik putu bu ! Söyle dersin söylemez. Söylersin, beğenmez…
505Biri diğerine, Bak dedi yüzüme ! Birden kaldırdı başını; Söyle, hangisine !..
506‘Sonsuz sevgi,bu ne şefkat? Bunca hata, kusura inat…’
507Niçin dedim bu fedakarlık? Birden tebessüm etti; ‘Öldü mü dedi insanlık’ …
508Derler ya; Akılla çıktı yola, Akıldan çıktı sonra. Aşk Kadını Züleyha, Yusuf’tan güzeli kim ola..?
509Dört harf, iki hece Şefkatli bilmece, Sahi kimdir sence?..
510Ey dost! Bırak onu, bunu Bilmediğini bir bilenden oku!
511Bir rüya anlık, Bir an daldık, Birde baktık; Bir ömür aldandık…
512İsim taklit, Sahte hesap! Al sana kazma; Buyrun sap !..
513Derler ya; ‘Ceddin deden, neslin baban’ Bin yıllık şan ! Değil mi Atan ?..
514Kimi altın, kimi insan sarrafı. Sanat bu beyim ! Uzatma lafı…
515Ne yaparsan yap, Ne edersen et. ‘Mesele cibilliyet’ dedi Cibilliyet…
516Asık çehreye inat, Bize tebessüm etmek düşer Evlât…
517Bunca taş atana inat, Bize gül atmak düşer Evlât..!
518‘Ne yani taş atana, Gül atmayalım mı? ‘ Dedi, gülüverdi, Gül Kokulu Sevgili…
519Ey Dost Aldırma , Herkes bildiğini Okuyor sonuçta..!
520Derler ya ; Tebessüm bedava, Buyrun sadaka. Bin parça surat, Alsana karizma…
521Sen taassup ; Bu ne şefkat sana ? Minicik kusura, Ağız dolusu salya..!
522Evet ! Çattı kaşlarını bir an, ‘Çoban’ dedi ‘Çoban’ Kaçırdı keçileri o an…
523Daracık beyin, Buyrun bahtsız. Diz boyu taassup, Kayıtsız şartsız…
524Usta be ! Dünya dedin de; Kimi Gül’e kimi leşe.. Acep , bu mu asıl mesele..?
525Evlât! Bırak konuşsun, At ortaya kemiği; O zaman görürsün..!
526Sen Alp Eren ! Surda Ulubatlı, Hudutta Hamza’sın. Dedik ya iyiki varsın…
527Ey can ! Büyük balık küçüğü Yutsa da , Hak bu kusturacak, Sonuç ta…
528‘Anlamak’ dedi ‘anlamak’ Biri gönül dili, diğeri akıl dili. Ey Sevgili; Bilmem ki acep ne demeli..?
529Vefa dedin de, Kimseden bekleme. Sakın ha Evlât; Sen vefasızlık etme..!
530Ey Dost! Can evinde vefa taşıyandan korkma! Öyle ya, Karakter meselesi sonuçta…
531Ah be dünya, Kısacık rüya ! Buyrun saltanat; Al sana bela…
532Bayım; Mesele kadın ise, En güzel insan işte. ‘Kadın’ dedin de, Sahi farkın ne..?
533Ey dost ! Sevdiğin sana emanettir, Sevgi incitsede incitmemektir…
534Evlât ! Bozuksa cibilliyet, Neylesin buna devlet…
535Temmuz dedin de, Zift gibi bir gece, Saldırdı ülkeme; Dipsiz proje..!
536Ezelde biriz, Peygamber Adem’de. Mezhep dedin de; ‘Aşk’ dedim ‘Aşk’ işte…
537‘Nesin, necisin?’ dedi, ‘Hiç’ dedim ‘Hiçim’ ! Çile mektebim, Aşktır mezhebim…
538Ey vefalı yâr, Der ya Karacaoğlan: Benim Hakk’tan başka, Sevdiğim mi var..?
539Hırçın dalgalar, Nedir bu tuğyan ? Gayesiz hayat, Herşey sütliman…
540Ey Can ! Aşkı aklınla okursan. Aklından olursun…
541‘Benlik’ dedi Şair ‘Benlik’ Heyhât Hak adına üstelik..!
542Usta be ! Seven sevilirde, Asıl mesele; Yüzündeki perde…
543Şiir dedin de; Gönülden dile, Gül kokulu Sevgili Şiirsin gülüşünle…
544Ey Dost ! ‘Şair’ dedin de, Dert bu Söyletiyor işte…
545Dünya bu; Bazen hüzün, Bazen neşe. Aldırma dost Misafiriz neticede..!
546‘Dert çekmeyene derdini dökme’ desekte, İnsanız Beyim Döküyoruz işte…
547Dert çekmeyene derdini dökme ! Usta be; dert bu Söyletiyor işte…
548Ey Dost ! Dünya bu ya; Kimi darlıkta, Kimi varlıkta sınanır…
549‘Alevi misin?’ dedi ‘Mezhebim sevgi’ dedim, Bir tebessüm etti; Beni benden aldı ve gitti.
550Bir bilmece, Evet anlayana ; Kargaya feda edilir mi kanarya..?
551Evlât üzülme , Sen gerçeği söyle İster ders alır, İster tavır..!
552Atam, dedem Yaraya merhem törem. Kars’ım Edirne’m, Sen biricik Türkiyem…
553Şiir! dedi şiir; Gönül dilidir, Gönülden gelir, Gönülde bestelenir…
554Evet Sağ ve Sol. Bir beden iki kol ! Ne olursan ol, İnsanoğlu insan ol…
555Şefkatsiz gönül, Tepeden bakış. Bu ne taassup ? Benlikte yarış…
556Ey Can! Soğudum demek neyin nesi? Vefasız bu bitmez bahanesi…
557Gel etme ! Ne bu hınç,niye ? İnsanız Beyim, Düşmüş işte…
558Oğul âgah ol aman ! Son yurdumuz bu vatan, Selahaddîn, Alpaslan, Selâm Ulubatlı Hasan..!
559‘Rahatlık’ dedi, Sonuçta erdi. Dünya bu Beyim, Gerdikçe gerdi…
560Benlik! Ah seni benlik Mahalle bir, Evlere şenlik…
561‘Hevesmiş sevgi.’ dediler Sevdik, sevdikte Nankörlük ettiler…
562Beyim; Eşkiya bu belli, Acep kalp kırana ne demeli…
563Ey Dost ! Üzülme, Bırak eleştirsinler. Taşlandı tarihte, Nice peygamberler…
564Birden ‘kimsin dedi sen?’ ‘Hiç’ dedim ‘hiç’. Ne yana dönsem sensin sen…
565‘Kadın’ dedi ‘kadın’ Yüklenmiş sırtına kainat. Evet Bayım; Kör basirete inat…
566Kadın, Candır cana. Dağ gibidir Beyim, Evet sığınana…
567Evlât ! Ketum; Kapalı kutu gibidir. İçinden ne çıkar Allah bilir…
568Eğer gayen Hak’sa; Kulunu Rabbiyle korkutma, O da kul, sen de kul sonuçta…
569Sen, taş atan adam ! Seninde değil mi bu vatan ? Gel etme, eyleme; Ne mübarekti senin atan…
570Hedefi tek ! Buyrun varlık. Beyninde pranga; Ruhunda darlık…
571‘Niçin bu hüzün?’ Dedim Şaire. ‘Hiç’ dedi, ‘hiç’ Acı bir tebessüm ile…
572Derler ya; ‘İnceldiği yerden kopsun.’ Aldırma dost, Bugün var yarın yoksun…
573Zaman ! Bir tetikle bin can. Günah keçisi çoban, Bayım buyur diploman…
574Taşıtır sırtında çarmıhını hayat ! Kaç peygamber rahat yüzü gördü ki Evlât..?
575Beşikten mezara, Kısacık bir mola. Misafiriz dedik ya; Yolculuk sonsuzluğa..!
576Gülmek ! ‘Neyime’ dedin de ; Gel etme Gül, gülsün işte…
577Beyim görmedik ; Baş koyacak diz. Çilenin emzirdiği, Çocuklarız biz…
578Sağ, sol ! Buyrun tek yol. Geldik gidiyoruz sonu toprak oğul…
579Ey Can kim ne derse desin, Hoş gör ki hoş görülesin…
580İnsan bu belli olmaz, Ölse yere göğe sığmaz. Yaşarken kimsecikler sormaz..!
581Ey sevgili ! Ne yana gitsem, Sol yanımda sensin sen. Evet sevgin ezelden…
582Sarılırken; Çocuklar anasına, Anamız ağladı usta ! Anasızlıktan yana…
583Birden ‘O kim ki?’ dedi, Kibrinden ! Evet somurtan iblis. Çatladı gülmekten…
584‘Dün gitti’ dedi Şaire, ‘Gün bugün’ dedi Şair. Tatlı bir tebessüm ile…
585Tilki sinsi,kurnaz Aslan aslandır evlat. Dişisi erkeği olmaz..!
586Dost ! Doğulu, Batılı ne olursan ol; Sonuçta can taşıyor kul. Düşünürsen işte sana yol…
587İster sağ, ister sol ! Sonsuzluğa çıkar yol. Dünya bu evlât; Sen agâh ol…
588Ey Dost ; Sen taşırsın onu gönlünde, O ise kemirir beynini habire..!
589Kuluz be Usta Kusurlu olsakta , İnsanız sonuçta…
590‘Sevdim’ dedi, Hevesti anlık. Seven uykuda; Sevgili uyanık..!
591‘Niçin yalnızsın?’ dedim, Birden gülümsedi; ‘Ruhumda O’varken mi?’ Dedi…
592Hayat be Usta Savurdu sağa sola. Yol mu? Sonsuzluğa…
593Ey Dost, İşte dünya; Kısa bir mola Yolculuk mu ? Sonsuzluğa…
594Oğul; Bırak bildiğini okusun, Sen öğrenmekle mesulsün..!
595Tutsak beyin, Gözlerde kin! ‘Hoşgörü’ dedin de; Nedir ki Beyim..?
596‘Çilem’ dedi Şair ‘çilem’ Acıyı çekenden, Dostluğu garipten öğren..!
597Oğul ve kız, Evet sırrımız. Gösterme acısını, Biricik Rabbimiz.
598Emek dedinde.. Kimi beyni ile, Kimi gücüyle, Çalışıyoruz Beyim neticede..
599‘Hey sen ! Nedir bu çilen?’ ‘Bilmem ki Beyim, Nasıl söylesem…’
600Herkesin bir özeli, Ben mi? Sensin ! Ey Şefkatli Sevgili…
601‘Eşitlik’ dedin de; Evet denge, At Beyim at Atabildiğince..!
602Buyrun bilmece; Sizin mahalle, Bizim mahalle, Adem kimdir o halde..?
603‘Kavuşmak’ dedim. ‘Hey kendine gel, Ayrımıyız ki’ dedi. Vefalı Sevgili…
604Ey dost ; Bırak onu şonu, İnsan bu nasıl bakarsa, Öyle görür onu…
605Kavuşmak mı ? Düşünmedik be Usta. Sevdik biz, Uzaktan sevdik sonuçta!..
606‘Çoban’ öyle ya, Bin can bir pula. ‘Cahil’ dedin ya bayım; Aşk olsun anlayana..!
607Unutma ! Diz çöktüremezsin Asrın ordusuna, Bir Mehmedim yeter; Yeter de artar sana..!
608“Kuru laf, Karnım tok.” dedi, Akılsız baş, Gerildikçe gerildi..!
609Atamız Adem, Yolculuk baba yurduna. Buyrun işte dünya; Kısacık bir mola…
610Davası benlik, Gözünde kan. Sen Ey Taassup; Nedir bu şan..!
611Kısacık ömür, Yolculuk her an. Düşünsene bir an; İnsan insana düşman..!
612Derler ya; ‘Bilinsin istedim.’ Din ile kin, Tezattır Beyim..!
613Katı kalp, Şartlanmış beyin. ‘Hoşgörü’ dedin de; Güldürme Beyim..!
614Nedir bu suizan? Kusurcu fesat. Aldırma Evlat, İblis’e inat..!
615Niyet okuyucu, Al sana adam Kusurcu iblis; Buyrun burdan…
616Ey Dost! Her canlı güzel, İnsan zaten güzeldi. İncelik incitmemekti…
617Gülümsedi , ‘Söyle’ dedi ‘Aşk’a dair’ Kaldırdı başını birden; ‘Sen varken mi?’ dedi Şair…
618Beyim ‘cahil’ dedin de; İblis ilimsiz mi sence..?
619Her canlıda incelik, Evet, Hakk’ın eseri! İnsan dedin de Beyim; Güzeller güzeli…
620Usta be! ‘Körlük’ dedin de, Nankörlük ettiler. Kusursuz sevdik; Kusur gördüler…
621Bu nasıl bir hınç; Kabahat kadere. Ufku karanlık, Gayretsiz avâre..!
622Derler ya; ‘Pişmişi ham etme’ Kargaya özenipte, Gül’ü incitme!
623Bir ömür verdik bir tebessüme ! Görmedik Usta be, Görmedik işte…
624Usta be! ‘Gönül dağı’ dedin de; Pişiriyor insanı çile, İstesede istemesede…
625Bir çiçekle yaz gelir gelmesinede, Mesele çiçekleşip çiçeği incitmemekte..!
626Dünya bu ya, İmtihan sonuçta. Uzaktan sevdik, Sevdik Be Usta…
627Derler ya; Derler ya; ‘Dostun cemali, cennettir bana.’ ‘Aşk’ dedi Mansur, Aşk olsun ona..!
628Annesiz bebek, Birkez anne dememek. Bilmem ki Beyim; ‘İyi ki doğdun’ ne demek..!
629Evet; ‘Gülpembe’ Gülsün işte, Gülsen de, Güller açsa çehrende…
630Tek tip fikir, Hoşgörü lafta, Kuzuyla kasap; Hep aynı safta..!
631Savursalar da sağa sola, İnsanız ya Usta; ‘İnsan’ sonuçta…
632‘Kim o?’ dedi, ‘Sevgi’ dedim. Açıldı hemen; Dört kapı birden…
633Bunca vefasızlığa alıştık be Usta. Mesele cibilliyet; Cibilliyet sonuçta..!
634İster gizle ister gizleme, Meylin nereye ise; Gayretin o yöne..!
635Fikirler sabit, Beyinde kin. Sen ey taassup Dar mıdır din..?
636Ey Sevgili; Çeken bilsede ayrılığın derdini. Biz ayrımıyız ki, Ezelden beri…
637Beyim; Odun işe yarıyor sonuçta. Peki ya ; Adam odunsa..?
638‘İsmin’ dedim, ‘Devrim’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim, ‘Mansur misali.’ dedi; Gülümsedi…
639Ulaşılmaz zanneder kendini köle, Bekler huzura Hüda; En az beş kere..!
640Bunca güzellik, Göz kusur peşinde. ‘Körlük’ dedin de Beyim; Kör basiret işte..!
641Bu ne ilgi ? ‘İsmin’ dedim, ‘İsmin neydi?’ Eğdi başını sol yanına ‘Devrim’ dedi, gülümsedi…
642Burası dünya, Aldırma be Usta; Misafiriz ya sonuçta..!
643Ey Sevgili ; ‘Çile yakışmış.’ dedin de, Evet, çilenin emzirdiği Çocuklarız neticede..!
644Dünya bu; Gelmek elimizde mi? Gitmek elimizde olsun. Bilmem bu kavga niye, Bilene aşk olsun..!
645Derler ya; ‘Ayın şavkı vurur sazım üstüne.’ Bam teli bu Beyim, Dokunuyor neticede..!
646Her güzellik Bir şiirdir okumasını bilene, Usta be ‘şiir’ dedin de; Sahi, bundan köre ne…
647Evet; ‘Anı’ dedin de; Bir tebessüm etti, ‘Canım’ dedi ‘canım’, İşte en güzel anım…
648Ey Dost; Biri Peygamber, Diğeri Müseylime, Hemde aynı dönemde. İşte akıl, buyrun irade..!
649Dünya bu döner, ‘İnsan’ dedin de Beyim ; Herkes kendine eder..!
650Evet bam teli ! Güldür, gül dedik ya nefesi, ‘Veysel’ dedin de Beyim; Sevgidir mezhebi…
651Ateşten bir denizi, Mumdan bir kayıkla geçtik ! Geçtik elhamdulillah…
652Kör basiret, Beyinde dert. Taklitçi maymun, Buyrun hürriyet..!
653Hem teşekkür, Hem tebessüm etti. ‘Bunda ne var?’ deme; Bu bir incelikti…
654Gönül dağı bu, Başında duman, Evet bazen yağmur, Bazen boran..!
655Benlik putu Doğruldu birden; ‘Ben’ dedi ‘ben’ Eyvallah etmem..!
656Sen ‘Aşk’ de; İster bid’at desin, İsterse mürted. Sevgili der ya ‘Sabret’…
657Başına buyruk, Al sana kahkaha. Dipsiz karanlık; Buyrun yolculuğa…
658Semirmiş gövde, Homurdar nefis. Nedir senin derdin? Ah seni iblis..!
659Beyim ! İnsan bu, beşer Kimi gözden düşer, Kimi gönüle düşer…
660Nasıl bir fikir ? Bunca köle. Taassup dedin de; Buyrun zirvede..!
661Derler ya; ‘Yalancının mumu Yatsıya kadar yanar.’ Yahu ölünceye kadar Yansa ne yazar..!
662Sen Çoban; Nedir bu figân Gözyaşı, barut, kan, Bu mudur diploman..!
663Evlât; Kahrolsun demekle kahrolsaydı eğer Cepheden cepheye, Koşar mıydı Peygamber..!
664Nasıl bir sevgi; Bunca mazeret, Herşeyden şikâyet, Nedir bu gaflet..?
665Bunca çığlık, Dayandı arşa. Bir beden ki paramparça..!
666Sır dolu dava, Netice acı. Al sana hürriyet; Buyrun darağacı..!
667Ey Dost, Haklıysan davanda, Düşmanın çok olacak; Boşuna sızlanma..!
668Görüşler farklı, Bu bir zenginlik. Hoşgörü dedin de; Beyim en güzel incelik…
669Kadın bu; Şefkâtli arkadaş, Sırrına sırdaş, Evet en güzel yoldaş….
670Dost; Selam sana, Yoluna, yoldaşına, Vefalı Candaşına…
671Özünden kopmuş, İşte avâre. Taklitçi maymun, Zavallı bîçare..!
672Beyim; Derdi madde olanın, Dostluğu menfaate dayalıdır..!
673Dünya bu; O’na, onsuzluğa, Kim karışır sana Karar senin sonuçta..!
674İyilik ve kötülük, Hep mücadele içinde, Buyur irade; Gayret senin elinde..!
675Bu nasıl bir illet ? Acımasız dert, Herkeste kusur ara; Kendini ihmâl et..!
676Beyim; Kusur aramak, İblisin huyu. İnsan bu, Peygamber Adem’in soyu…
677Ve şair ekledi. Kusurluyuz diye, Kusursuz sevmeyelim mi? Dedi ey biricik sevgili…
678Bayım! Farklı fikirler çiçeklere benzer, Filler istesede; İncelik gösteremezler…
679O bir Şirin, Sen ise Ferhat. Sevgiliye ulaşmak; Kolay mı Evlât…
680Ey Vefasız! Gittin gitmesine de, Heyhât Ucuza gittin neticede..!
681‘Ölçülü sev’ dediler, Kaçırdık be Usta . İnsanız ya, İnsanız sonuçta..!
682Ey Dost! İstediğin kadar gerçeği söyle, Anlatamazsın; Anlamak istemeyene..!
683El bebek gül bebek… Anamız ağladı Be Usta! Bilmem ki, bu ne demek..!
684‘Bunca yolu, Boşuna mı geldik?’ dedi. Dedim ki; Gönül işi bu, akıl işi değil ki..!
685Ey Sevgili! O gün demiştim ya ‘Beli’ Evet; Sakladım inci misali, Gönlümde sevgini…
686Fikre saygısız, Kendini över. Beş para etmez; Buyrun ciğer..!
687Şair der ya; ‘Gelsene dedi bana’ ‘Gülsene dedi bana’ Evet üç Haziran’da Yürüdü sonsuzluğa…
688Hürriyet lafta, Fikre zindan. Evet çile adamı; Nazım Hikmet Ran..!
689Tuhaf değil mi Dost Sahip olamaz göz kapaklarıan, Hakim olmak ister koca dünyaya..?
690Şiir dedi şiir; Her gülüşün bir şiir, Değil mi dedi şair…
691Niyet okuyucu, Üstelik insan! Şaşırdı iblis, Nedir bu suizan..?
692Şiir dedin de; Her güzellik bir şiir. Evet sevgiden gelir, Gönülde bestelenir…
693Evet Bayım; Her fikir bir çiçektir görene, Asıl mesele, Hoş görebilmekte…
694Dev aynasında cüce, Belirdi birden; ‘Ben’ dedi ‘Ben’ ‘Eyvallah etmem..!’
695Duvar adam, Herşeye duvar ! Her fikir bir çiçektir; Bunda ne var..?
696‘Her fikir, Bir çiçektir.’ Dedi Şair…
697Ey Dost ; Ne derse desin , Biz insan dedik ! Sevdik evet , Ezelde birdik…
698Bu nasıl beyin? Basiret âmâ, Bir taassup ki; Bunca can hebâ..!
699Karıştımı madde mânâya, Evlât; Girer menfaat, Hemen sıraya..!
700‘Temmuz’ dedin de; Sır dolu bir gece, Birden bir selâ, Yetti, yetti de arttı o gece..!
701Ey Dost ! Bırak eleştirsin, Eleştiri; Gizli ilgidir bilmez misin..?
702Bayım; Bizde çiçek açmasını bilirdik, Ezildik, horgörüldük, Böylece toprağa gömüldük…
703Kars’ım, Edirne’m, Karadeniz, Ege’m. Göz bebeğim Ülkem; Beyim başka şey bilmem..!
704Deniz’e darağacı, Yusuflara zından. Buyrun Bayım; İster sağdan ister soldan..!
705Mansur misali; Bunca aslan. Deniz’e darağacı, Yusuf’a zından..!
706Ey Dost; Çalgıcıyım, Elimde saz. Kimi olmaz der, Kimi yobaz..!
707‘Hoşgörü’ deyip Hor göreceksin, Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
708Çile dedin de; Bir ömür tükettik, hal bilmezler içinde. Usta be; Çile değil mi sence..?
709İnsan bu oğul, Bırak konuşsun. Evlat o kusurlu da; Sen kusursuz musun..?
710‘İncelik’ dedi Şair; İncinip, incitmemektir…
711Usta be; Bunca kusurcunun içinde, Hiç mi kusurlu yok sence..?
712Beyim ! Eleştirmesine eleştir. İncelik; hor görüp, İncitmemektir…
713Herşeye kusur, Bunca bahane. Nedir senin derdin ? Sersefil avare..!
714Ey Dost ; Sevdik, evet sevdik. Biz aralıksız sevdik, Eylül Ekim demedik..!
715‘Tek bir cümle’ dedi Şaire, ‘Aşk’ dedi Şair, Aşk ola cümlenize..!
716‘Kısa yazıyorsun’ dedi Şaire, ‘Aşk’ dedi Şair; ‘Aşk bir hece’ Aşk olsun böylece…
717‘Fikir ayrılığı’ der, Didişir dururuz. Bayım ortak yanımız; Ölümde buluşuruz..!
718Ey Can ; Kalabalıkları bırak, Cana can katan var mı? Sen ona bak..!
719Usta be; Muhtaçtık biz, ‘O’nun zerresine. Heyhat; düşmüş, Karganın pençesine..!
720Dedim ki; Dedim ki; ‘Ey vefalı sevgili Bu nasıl bir sevgi?’ Gülümsedi; ‘İnsanız ya’ dedi…
721‘Birlik’ dedin de ; Savurdular bizi, Sağa sola ! Birden bir sayha ; ‘Geçin sıraya…’
722Ölü gayret, Gayesiz hayat. Mutluluk şarkısı, Kadere inat..!
723On iki gül on iki imam, Kimi Hacı Bayram, Kimi Pir Sultan, Özümüz bir ey Can..!
724Her yöresi ayrı güzel, Sen biricik ülkem! Yapışmış yakana, Evet bunca değişken..!
725Ormanda çam, Ovada fidan, Evet o da bir can ; Kıyma be adam..?
726Derler ya; ‘Öz çocuğunu yiyen dev gibidir dünya !’ Farkına var, varma; Tüketiyor insanı sonuçta…
727Bilmece bu; Gökte barut kokusu, Yerde çadırlar, Bilmem ki çocuklar, Analar niçin ağlar..?
728Ekmekçi çocuk, Ağlıyor anası. Zavallı kedicik, Kalmadı maması..!
729Ey Can; İşte Mecnun işte Leyla, Karıştırma aklı aşka ! Netice belli sonuçta…
730Kusurcu göze, Zerrecik bahane, Bırakır gülüde; Takılır dikene..!
731Bir fikir ki, Fikirler hebâ ! Evet zirvede taassup; Nasıl bir kafa..?
732Yığınla çadır, Bunca çığlık; Analar ağlıyor ! Ağlama çocuk…
733Prof. Yunus Aydın’a, Selam sana, yoldaşına ! Evet, ilmin ışığında; Aydınlık yarınlara…
734Nasıl bir hınç , Şartlanmış beyin. Basireti kör ! Bilmem ki ne deyim…
735Ey Sevgili ! Hani o gün demiştim ya ‘Beli’ Bugün dediler ki; ‘Deli misin deli…’
736Derler ya; ‘Ne çare ayrılık zamanı geldi.’ Ey biricik Sevgili ! Biz ayrımıyız ki ezelden beri..?
737Kör basiret; Beyinse köle! Dev aynasında, Minicik Cüce…
738Birşey söyle dedim, Şiir kokulu sözlerinden; ‘Şiir yazmak geliyor’ dedi, ‘Sana içimden’…
739Ömür iki hece, Beynimde bilmece. İstesek istemesekte, Geçiyor neticede…
740Kimileri uğraşırken birbiriyle, Birileri uğraşır bilim ile. ‘Kader’ dedin de Beyim; Kader mi bu sence..?
741Hayranlık bu; Gizli, aşikâr, Bırak eleştirsin ! Bunda ne var..?
742‘Parodi’ dedi, Evet sanat. Çayhane yada kıraat, Güldürdü bizi, Çaycı Rıfat…
743Vefalı, vefasız demedik, Sevdik be usta, hep sevdik, İnsanız ya ‘insan’ dedik…
744‘Unut’ dedi ‘unut’ Dönemezdi, dönmedi, ‘Bir umut’ dedi Sevgili, ‘Umut.’ dedi bekledi..!
745Bayım Dünya bu; Eritiyor insanı potasında. Farkına varsa da varmasa da..!
746Öyle ya; Bir ömür be Usta, Alıştık duyarsızlara ! Alıştık sonuçta…
747‘Sen’ dedi ‘sağdan,’ ‘Sen ise soldan.’ ‘Denge!’ dedi ‘denge!’ Birden bire bir adam…
748Usta be; Paran geçse ne, geçmese ne. Nazın geçmiyorsa Sevgiliye..!
749‘Kimsin?’ dedim, ‘Kendine gel’ dedi. ‘Nasıl yani ?’ dedim, ‘Mansur misali’ dedi..!
750Usta be; Aramazsan aramayandan, Bilmem ki; Dost olur mu ondan..!
751Bilmem ki Usta acep ne ettik ? Kusurluyuz dedik,kusursuz sevdik..!
752Bayım insanız, Budur şanımız. Fikirmi dedin ? Ölüm ortak yanımız…
753Niçin bu hüzün? Üzülme be dostum, Bugün varsın, yarın yoksun..!
754Ey Can; Güzel söz tohuma benzer, Yeşertemezsin istesende. İncelik incitmeden, Gönüle ekmekte!..
755Somurtma yahu, Ömür dediğin ne ki? Hadi gülüver şimdi, Çok güzelsin çünki !..
756Yolumuz Hakka vara, On iki gül Zehra ana. Can Muhammed aşkına, Dedik ya cem ve cuma; Haydi mübarek ola!..
757Doğu’dan doğan ışık; Her yönde adalet. Mazlumun umudu; Evet bu asil millet !..
758Ey Can ; Hadi artık üzülme. Kişi karakterinin gereğini yapıyor neticede!..
759Bir öyle bir böyle, Bu nasıl sevgi söyle ! Sen taklitçi şey; Buyur şöyle…
760Dedi ki; ‘Fikrimde değilse saygı beklemesin benden.’ Dedim ki; Minicik birinden bu beklenmez zaten..!
761‘Kasım ayı’ dedin de; Bir gün var ki içinde, Hüzünleniyoruz Beyim. Ecdat bu, Ecdat neticede..!
762Bir ömür be Usta, Ne dersen de; Anlatamıyorsun sonuçta..!
763Bayım insanız, Budur bizim şanımız. Sen hor görsen de; Ölüm ortak yanımız..!
764Aylardan kasım, Onun da yasın. Kalk ey Şanlı Çınar; Analar ağlamasın..!
765Bayım ; Fikri farklı olabilir, İnsan bu neticede. Asıl mesele ‘insanız’ diye sevebilmekte…
766Bayım biz insanız; Saygı zaten mecburi, Sahi sen hiç sevdin mi..?
767‘İsmin’ dedim, ‘Döndü’ dedi. ‘Nasıl yani?’dedim, Gülüverdi, ‘Bahar misali’ dedi…
768Dedik ya Usta; Kusurlu olsakta, Kusursuz sevdik sonuçta..!
769Madde ! Evet en önde. ‘Kanaat’ dedin de Beyim; Bu mudur sence..?
770Beyim; Gönül aşkın evi ise, ki öyledir, Öyleyse bu benlikte neyin nesidir..?
771‘Cem’ ve ‘Cuma’, Hak Erenler yoldaşın ola, Hızır baba seni bula, Cuman bayram ola..!
772‘Anne’ dedi, ‘anne’ Ne demekse ? Görmedik ki Beyim, Görmedik işte…
773Yunus’um Hünkâr Pîrim sana, Öyle ya; Dostun gül cemali Cennettir bana..!
774Dedi ki; ‘Aklım ermedi bu işe.’ Dedim ki; ‘Ayak altında dolaşmak akıl işi mi sence..?’
775Gözünde kan, Gönlünde maraz. Nedir bu hınç ? Merhamet biraz!..
776Ey Can Hadi üzülme! Kim ne öğretmişki öğrenmek istemeyene..?
777Derler ya; ‘Sen insanoğlusun kör olamazsın’ Körlük değil be Usta, Ezildik evet, ezildik sonuçta..!
778Gönlün döndü mü bir kere; Gayretin galebe çalar o yöne. Sen istesende istemesende!..
779Düştü gurbete yolumuz, Kimi oğul kimi kız. Bayım biz bozkırın çocuğuyuz!..
780Âmâyım sevgili âmâ, ‘Gözüne göz olurum’ dedi Rıfat, Şahit olsun buna kâinat!..
781Kimi kıymet bilmez, Kimine denk gelmez. Üzülüyoruz be Usta, İster istemez…
782‘Neşelisin’ dedim, ‘Sol yanım’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim, ‘Sevgili’ dedi; gülümsedi…
783GEYLÂNİ’DİR PİRLERİ
784DE ALLAH ALLAH
785Evlat aman ha; Çabuk darılanla yola çıkma, Hem beynini hem gönlünü yorarsın sonra!..
786Usta be ! Beyine kin yerine, Gönüle gül ekilse keşke. Kısacık ömür; iki hece neticede…
787‘Aşk’ dedi ‘Aşk’ ‘Öyle ulu orta söylenmez.’ Birden Mansurca bir ses; ‘Vah’ dedi ‘Vah’ ‘Özünü bilmez !’
788Ey Dost ! Aşıklık töresidir bu; Sevgili uyanıkken, Seven hiç uyur mu?..
789Birbirimizle didişmekten, Bir tebessüm etmeye vakit mi kaldı be kirve..?
790Ey Sevgili ! Bilmez misin ; Seven sevdiğine naz eder, Söyle niçin bu keder?..
791Kuru laf, Peynirden gemi. Sahi Beyim; Hiç ezildin mi?..
792Ve kadın: “Duvarsın, duvar!” dedi ve gitti. Hikâye mi dedin? Evet, böylece bitti…
793Basireti kör, Beyinse köle. Bilmem ki Beyim; Bu inatlık niye?..
794Nasıl bir sevgi, Davası anlık. Seven uykuda, Sevgili uyanık!..
795Sen kadınım ! Ruh-u revanım, Yoluma yoldaşsın, Biricik ortak yanım…
796Ve Şair ekledi; Sevgili ! ‘Gönlüme düşen ilk cemremsin.’ dedi…
797‘Bir çay içelim mi ?’ Dedim öylesine, ‘Şeker benden’ dedi. İnci gülüşü ile…
798‘Niçin bu kadar şirinsin?’ dedim, Gülümsedi; ‘Bilmez misin aşk inceliktir.’dedi…
799Tek derdi, Evet rahatlıktı; erdi ! Mutluluk şarkısı, Gerdikçe gerdi.
800Usta be; Birbirimize surat asmak yerine, Keşke gülücük kondursak çehremize. İnsanız ya neticede…
801Birden, ‘Neyin var ki?’ dedi aşka dair; ‘Göz yaşı ile yoğrulmuş sabrım’ dedi Şair…
802Bir varlık, bir darlık, Bayım bilmece; Dünya bu, Değişmez neticede!..
803Sen çabalamana bak, Ne anlatırsan anlat; Kişi gayreti kadar alır Evlât!..
804Ve Şair; ‘Bu kavgada neyin nesi?’ dedi, ekledi ‘Geçen zaman değil, Ömründür !’ dedi…
805Ey Sevgili ! ‘İncelik nedir?’ dedim, Birden başını eğdi; ‘İncitmemek’ dedi…
806Sen agâh ol, Su uyusun bırak. Vatan bu Evlât; Gerisi teferruat!..
807Yol Ehli-Beyt’in yolu, Pir’im Hünkâr Veli; Hüseyin’im Zehra’nın gülü, Medet Ya Esedullah Ali!..
808İnan inanma, O’ndan O’na. Ah be zerrecik ! Ne oldu sana…
809‘Hoşçakal’ dedi, ‘Sol yanım’ dedim, Gülümsedi; Gülyüzlü Sevgili…
810Ey Sevgili; Hani demiştim ya ‘Belî’ Bağladım gönlümü, O günden beri…
811Adam ! Evet Adem. Sahi Bayım, Bu ayrım neden?..
812Ey Can; Seven zaten yol bulur, Sevmeyenin yolu, Mazeretle doludur!..
813Bunca mazeret, Bayım hayret. Ne bu palavra, Nasıl bir gayret !..
814Aman ha Evlât burası dünya. Bugün tekme attığına, Yarın muhtaç olursun sonra..!
815Evet; ‘Sevgi, incelip incitmemektir.’ Dedi Şair…
816Ey Oğul; Başkasının fikrine saygılı ol. O ne olursa olsun, Sen insanoğlusun…
817Dedi ki; ‘Dile benden ne dilersen?’ Dedim ki; ‘Zaten ben, sensin sen.’
818Ve Şair ekledi; ‘Hangi güzellik bedelsiz ki?’ dedi. Gülümsedi…
819Her mevsim bir fikir, Evet; ‘Fikir misali.’ dedi Şair…
820Hamı pişireceği yerde, Pişmişi ham etmekte. ‘Cahil’ dedin de Bayım; Sahi kim sence..?
821Ey Can ! Herşeyi aklına takma, beynini yorarsın. Gönül pencerenden bak ki, huzur bulasın…
822‘Gün doğmadan neler doğar.’ derler ya, Neler doğmasada o’gün, Doğacak be Usta, Doğacak sonuçta…
823Gülüverseydik keşke, Didişmek yerine. Usta be ! Fikirler çiçekler gibidir neticede…
824Ey Can; ‘Bir söz söyle’ dedi, ‘Kardeşliğe dair.’ ‘Her fikir bir çiçektir.’ Dedi Şair…
825Yerde kan damlası, Barut yüklü bulut. Barışın çocukları; ‘Umut’ dedi ‘umut’!..
826Hadi; Bu ümitsizlikte niye? Dünya bu neticede, Olan olmuş bir kere, Yeniden başlıyoruz birlikte…
827Kin tohumu yerine, Gül serpiştirselerdi keşke. Cahil dedin de Bayım; Tarifi nedir sence..?
828Evet; Aşk bu çile, Sevdik be Usta. Sevdik bile bile!..
829Elbette hak yerini bulmuş, Sen ey benlik, Ne olduysa sana senden olmuş!..
830Evet; ‘Denge’ dediler ‘denge’, Kardeşi kardeşten ettiler. Kimini zındanda, Kimini darağacında çürüttüler!..
831Evet ! Her bakışı bir şiir, ‘Şiir bakışlım’ dedi Şair…
832‘Denge, denge’ dediler, Heyhât; Kimini darağacında, Kimini zindanda çürüttüler!..
833Pîrim der ya; ‘Demiri demirle dövdüler.’ Heyhât; Gencecik beyinleri, zindanda çürüttüler!..
834Devrimci Derviş; ‘Ya hu’ dedi ‘Bu ne iş ?’ Dedim ki; Mansur bu, Gerekeni söylemiş!..
835Seven sensin, Sevdirende sen. Sevgili ! Sevmeseydin sever miydim ben..?
836Evet, önce vatan ! Bugün Bayram. Tüm ecdâda selâm, Dedik ya Evlât; Son yurdumuz bu vatan!..
837Gam, keder, Dost; dünya bu geçer, ‘Kimine zindan, kimine cennet’ der; Taif’te taşlanan Peygamber!..
838‘Cahil’ dediler, Diplomasız çobana, Bayım bir çıkar uğruna; Kıydılar bunca cana!..
839İnsan bu neticede; Oturup eleştireceğine, Kalk da, Güzel eylemler sergile!..
840Evet ; Başkasının kusuruyla uğraşmaktan, Başını kaşıyacak vakti yok zavallının !..
841Ve ekledi; ‘Çok özleyeceğim seni.’ dedi. Dedimki ; ‘Ey Sevgili biz ayrımıyız ki ezelden beri..?’
842Dediki; ‘İyilik iyidir.’ Dedimki; Ey Dost ! ‘İncitme’ diyen kimdir ? Evet Aşk benim mezhebimdir…
843‘Anılar’ dedinde Usta; Burası dünya. Kısacık ömür, Evet anlık bir rüya!..
844BURASI DÜNYA
845Cüce gayret, Hayret Beyim hayret. Minicik tepe; Dağ görünür elbet..!
846Ne sırmalı kaftan, Nede yamalı fistan. İnsan bu Bayım; Değil mi Haktan..?
847Sen ! Kaf Dağındaki cüce; Küçülmez kimse, Senin küçümsemenle !..
848Görüşü ne olursa olsun, İnsan bu Usta ! Sevdik, hep sevdik, Uzaktanda olsa…
849Usta be ! Herkes severim derde; Karşılıksız sevene, Ne derler sence..?
850Aşk bu Dost; Kimine gam, Kimine can. Talipsen, imtihan!..
851Dedi ki; ‘Kimi gül, kimi diken.’ Aynı suyu içen, Güle dönüşür birden.
852Küçümsedi, Basit gördü güya. Buyrun Kafdağı; Tepeden tırnağa riya!..
853Firavun bu; İddiası ilahlık. Benlik zirvede, Taklitçi mahluk!..
854Bir bayramlık alana, Yanında bir gönül bedava. Bayram dedin ya Bayım; Bayram bu sonuçta…
855Meylin nereye ise, Gayretin o yöne. Boşuna mazeret; Değişmez netice!..
856Engerek zehrinde, Yoğrulduk bunca zaman. Kalmadı çiğ yanımız, Aman Allah’ım aman..!
857‘Aman’ dedim ‘aman’ Düşecek çukura, ‘Diyemedim’ demişti ya; Toz kondurmam ona!..
858‘Canım’ dedi, Canımın içi. Ve ekledi; ‘Ben de sen yetmez mi?’ dedi…
859Usta be; Kusurluyuz, Hata ettik, ettikte Vefasızlık etmedik!..
860Keşke vedalaşmaya bir sınır getirilseydi ! Sevgili; Seven sevdiğinden ayrı mı ki..?
861Bunca çileye inat, ‘Gülüşün” dedim’ gülüşün.” ‘Nasıl yani?’ dedi, ‘İnci misali.’ dedim…
862Küçümsedi, dedi ki; ‘Benim onlarla işim olmaz.’ Dedim ki; zaten onlar da, Seni insan yerine koymaz!..
863Ey Sevgili; Dilim de sen, Gönlüm de sen. Ne yana dönsem; Ben ben değil, Sensin sen…
864İnceldik, İncitmemek uğruna. Bir kere bile olsa, İncitmedik be Usta!..
865Nedir bu çehre ? Bunca külfet, ‘Bir tebessüm.’ dedim; Ne olur lütfet…
866İnsanız Bayım; Budur ortak yanımız, Geldik gidiyoruz, Mesele farkında olmamız!..
867Ey Can ; Mahkumsan akıl hisarında, Aşka kanat çırpma. Mahçup düşersin sonra!..
868Evet; Katarımız on iki imam. Kimine zindan, kimine urgan. Beyine pranga, akla ziyan..!
869Dedim ki; ‘Sevgili, çayın rengi gülden,’ Dedi ki; ‘Kokusu benden.’ Hadi içelim bi çay istersen…
870Âgah ol; Ha Firavun ha moğol, Düşman uyur mu hiç Ey Oğul!..
871‘Torun’ dedin de; Oğuldan olan hep önde. Sahi Beyim ! Hak mı bu sence..?
872Şartlanmış beyin, Yığınla köle. Nedir bu doyumsuzluk; Doğuruyor habire..!
873Dedi ki; ‘Ne idik ne olduk?’ Dedim ki; Yokluk bu, Gam ile dolup aşk ile yoğrulduk…
874Oyun içinde oyun, Uyutulmuş beyin. Cananı candan ettiler, Bak cambaza Beyim!..
875Hüzün Gülü; Öz yurdundan ettiler, incittiler seni Sen Sevgili, İncitmedin ki kimsecikleri!..
876Pir Kulfakir der ya; ‘Çıkarma gönlünden, Dinim imanım. Sana muhtaç, sana nâlânım.’ Ey Gül Şehrindeki Gül Sultanım!..
877Şair der ya; ‘Öz yurdunda parya.’ Ayasofya, Kırıldı zincirler sonunda, Öyleya kim demiş, Gönüllere vurulur pıranga!..
878Ey Can dedim; İncinir, incitmezsin. Sahi sen kimsin ? ‘Bilmiyor musun?’ dedi, Vallahi Aşk olsun…
879Ey Can ! Kâbe dedin de; Kimi evin, kimide ev sahibinin derdinde, Gönül buya, gönül neticede…
880‘Sen kimsin?’ dedi, ‘Hem ederin ne.’ Dedim ‘Hiç, hiçim işte.’ Yetmez mi bu sence..?
881Hoşgörü yerine, Kin yüklediler beyine. Kurbanlar sunuldu Bayım; Gölgelerin gücüne!..
882Hey Hak ! Vicdandan yoksun, Şefkatten ırak, Mangalda kül kalmadı; Üfleme bırak!..
883İncitmem insanı, İnan ölsemde. Gölge misali ölüm; Zaten ensemde!..
884Dedim ki; ‘Yüzünde tebessüm, Sahi hep böyle misin?’ Birden öyle bir gülüverdi; İnan ömre bedeldi!..
885Bahar mı gördük Beyim? Zehmeride çiçek aç dediler açtık, Açtıkta, ötelediler, ‘Buda neyin nesi?’ dediler Çünkü kördüler!..
886Edep ya Seydiyaroğlu ! Hünkârım ne buyurdu; Yolki erenler yolu, İncinsende incitme kulu!..
887‘Çocuklar gibisin.’ dedi, ‘Sevimli’, dedim ki; ‘Sevgili, şımartan sensin, Suç benim mi..?’
888Mevsimler misali, Fikirler çiçekler gibidir. Sahi Beyim insan insanı Niçin incitir..?
889İstediğin kadar gerçeği söyle, Dinletemezsin ön yargılı kişiye. Evet; Fikri sabittir neticede!..
890Aşıklık töresi bu; Ta Adem’den beri. Biz hiç ayrılmadık ki, Ey Sevgili..!
891‘Cahilsin’ dedi, ‘Hem kim oluyorsun sen ?’ Dedim; ‘Ben Âdem’den, Değilim ki kitap yüklü merkepten!..’
892Ey Dost ; Beyine kin, Gönüle kezzap suyu döktüler. Seni bana, Beni sana düşman ettiler!..
893Söyle be Hafız; Abdestin telafisi belli; Sahi insanı incitene, Ne demeli..!
894Nedir bu Azizim, Herşeyden şüphe, Evet şüphelisinde; Şüpheleri üzerine çekme..!
895Dost; Bırak şu umutsuzluğu, Nerde görülmüş aydınlığı, Karanlığın boğduğu..!
896Ey Dost ! Eritsede dünya potasında; Yürüyoruz birlikte sonsuzluğa. Öyle ya yeniden doğuşa..!
897Cemre misali, Ak düştü saçlarımıza be Usta. Eritiyor neticede, Dünya insanı potasında..!
898Düşün bir an; Peygamber Âdem atan, Hacı Bektaş, Hacı Bayram, Özün özümdür ey Can..!
899Dev aynasında cüce ! Bu kibrin neden ? Bulunmaz Hint kumaşı, Öldürdü gülmekten…
900‘Söz dinletemiyorum ki’ dedi, ‘Hayırdır’ dedim, Birden bir of çekti; ‘Sol yanım’ dedi ve gitti…
901Azizim aşk bu; Akılla tartma, Akıldan çıkarsın sonra!..
902Evet; Mor çiçekli, çam kokulu dağlar, Şehirden uzakta, Orada bir köy var…
903Doyumsuz hırs, Nedir bu gayret ? Buyrun mutluluk; Al sana cinnet..!
904Edep ! Kim demiş? Bilmem ne demek, Evet haddini bilmek, İncinip incitmemek…
905Derler ya; ‘Edep yâ hû’ Evlat işte mesele bu..!
906Ey Dost; ‘Sanatçı’ dedin de, Dokunur gönlümdeki bam teline ! Herbiri Davudî sesiyle…
907Evet ‘Sanatçılar’; İnsanlığı kucaklayan, Birer gönül elçileridir.’ Dedi Şair…
908Aldırma be Usta; İncitmediklerimiz, İncitti bizi sonuçta!..
909Ey Can; Küçümseme, hele bi dinle. Görüşü ne olursa olsun, O bir insan neticede!..
910Masum bakışlı çocuk, Gözleri boncuk, Sen şefkat çiçeği, Gül dalında tomurcuk!..
911‘Yine daldın, dedim deryalara,’ Eğdi başını sol yanına, Söyle dedi Kirve söyle; Ne yaptık ki biz bu vefasızlara..?
912Etliye karışma, Sütlüden kaç. Bayım ahraz kölenin, Acep pahası kaç..?
913Sevgili ! Sahi neydi o öyle ? Taş çıkarttın güllere, O inci gülüşünle…
914‘Ömür’ dedim ‘ömür, İki hece.’ Dedi ki; Madem öyle, Bir çay içelim mi Misafirce..?
915‘Hayvan’ dedi ‘hayvan’, Bayım o da bir can. Hani merhamet? Bu nasıl insan..!
916Tüm mahlukat, Değil mi Hak’tan? Aman ha Evlat; Şefkatli davran..!
917Herşey zıddıyla; Yunus’da lazım, Kasım’da lazım. Dünya bu, aldırma Cancağızım..!
918‘Dertlisin’ dedi ‘Söylesene yoksa şair misin’ Dedim ki; Dert söyletir, bilmez misin..?
919Bayım; Çile ile yoğrulmuş hamurumuz, Görmedik ki; Baş koyacak bir omuz..!
920Rehberim; Gülyüzlü örneğim, İşte beynim, Sana emanet öğretmenim..!
921Ey Oğul; Bırak kim ne derse desin, Sen insanoğlusun. İçin hak dışın halkla olsun..!
922‘Parodi’ dedi Şair ‘parodi’ Evet güzel sanat, Bu ne çehre, bin parça surat ? Gülsün yahu hadi Gül ,dünyaya inat..!
923Usta be ! Ölüm öldürülmemişken, Vakit öldürüyoruz, Fikir ayrılığı yüzünden..!
924Aman ha evlât; Tökezledi mi bir devlet, Biner tepesine, Yetmiş iki millet..!
925Bak evlat ; Aşk yolu bu Taşlasınlar bırak. Kaldımı çiğ yanımız Asıl sen ona bak..!
926Ey Can ! Sevgi insanın özündedir; Görene! Dile ne hacet; Bilene..!
927İyi niyetimizden vurdular usta… Evet iyi niyetimizden ! Ödümüz kopardı oysa incitmekten…
928Sen Çamur adam; Nedir bu gıybet ? Bu ne iftira, izi kalsada. Kim demiş güneş, Sıvanır balçıkla..?
929Ömrünü verdin, Eline ne geçti ? Dedim; Birden başını eğdi, gülümsedi, Mecnun misali mi ? Dedi…
930Beyninde kin, Zihninde su-i zan ! Bu nasıl bir salya ? Hep bir ağızdan…
931Hani derler ya; ‘Kaşın çeğmelenmiş kiprik üstüne’ Sevgili ! Beni benden aldın İnci gülüşün ile. Sahi neydi o öyle ?..
932Ey oğul ! Toprak hamurun, Aşktır suyun. Aman ha evlat; Kıymetini bil yurduyun..!
933Ve şair ekledi; ‘Taş çıkarttın güllere’ dedi, O gülüşün ile sevgili…
934Hani Şair der ya; Korkma ! Aman ha Evlât ! Sahip çık bu cennet Vatana. Selâm olsun, ‘Ya İstiklâl ya ölüm.’ diyen, Şanlı atama..!
935Şöyle bir baktı, ‘Nerelisin?’ dedi, ‘Norüyon?’ dedim anladı, ‘Gurban olurum.’ dedi, ağladı…
936Mehdi mi? Gelirse eyvallah. Bak işte geldi Rasulullah. Bunca ulema, nice evliya; Bilmem ki, yetmiyor mu sana..?
937Bu nasıl bir incelik, Yahu güldürme. Gül koklamak yerine, Laf sokarsın habire..!
938Birden alaylı çehresiyle; ‘O kim ki?’ dedi öyle, Dedim ki; ‘O bir insan yetmez mi sence..?’
939Hadi kör, Bari nankör olmasa. Ne yapsak, ne etsek, Yaranamadık be Usta..!
940‘Fikirler’ dedi, ‘Mevsimler misali.’ Dedim ki; Sevgili, Bunca çiçekler, Niçin sürgün yedi..?
941Devlet bu ! Hem ekmeğini ye, Hem de diş bile. Sahi Bayım; Bu doğru mu sence..?
942Evet hoyratlık ! Herşeye bahane. De hele kirve; Kader mi bu sence..?
943Aldırma be Evlat; Hani ‘Başka kapı varmı ki?’ demişti, Evet zaten gidecekti..!
944Dost, der ya Aşk Eri Nesîmi; ‘Vay başıma!’ Evet Bayım alıştık, Bunca münkir taşına..!
945‘Niyetli misin?’ dedi, ‘İyi niyetliyim.’ dedim, Gülümsedi; Gül yüzlü sevgili…
946Kul ve yol, Der ya Nesîmi; ‘Minnet eylemem.’ Beyim işte söylem. Başka birşey bilmem…
947Yaprak düşecekse, Sonbahar bahane. Ey Can üzülme; İnsan bu neticede…
948‘Çay mı dedi kahve mi ?’ Dedim ki Sevgili; ‘Şekeri senden mi ?’ Bir gülüverdi, Dedik ya; Bin ömre bedeldi…
949‘Bi fırsat, bi bahane.’ Derken içten içe, Demez mi Sevgili birden bire; ‘İçelim mi birlikte bir kahve ..?’
950‘Eskici’ dedim, ‘eskici !’ Döndü birden, Dedim ki ‘Yıpranmış gönül de alır mısın ?’ ‘Ücreti ?’ dedi, ‘Bir tebessüm’ dedim, Gülümsedi…
951‘Alevi misin?’ dedi. Dedim ki; ‘Âşığa mezhep mi sorulur Sevgili ?’ Bir gülüverdi, Gülüşü bin ömre bedeldi…
952Sahte mutluluk, Sınırsız alem. Sanal’ dedi ‘sanal’, Biricik ailem..!
953‘Kahve’ dedim, ‘Bi kahve içelim mi ?’ Gülüverdi, neşelendi; ‘Kırk yıl geçse, unutmam bugünü’ dedi Sevgili…
954Beyim ; İblisi iblis yapan ahlaksızlığı değil, Çok bilmişliğidir…
955Evlat ; Maddeye tapanlardan merhamet beklemek, İblisten sadaka beklemeye benzer..!
956Sen kuru bilgi, semiren benlik, Bu ne kibir, nedir bu bencillik ? Hani merhamet, nerde şefkat, Aşksız bilgi, işte cahillik..!
957Nedir bu kin, ne bu hınç ey vefasız ? Ne yaptı ki sana sevmekten başka ? Sen şefkatsiz gönül, çürümüş beyin. İdris mi İblis mi bilmem ki ne deyim..!
958Garip geldi, garip gidiyor hak olan, Anlamaz ki basireti kör olan. Sen Ey Hakk adına saldıran, Yolun hak ise hani şefkat be adam..!
959Dedim ki; Ey Zat, ne olur merhamet, biraz da şefkat. Dedi ki; Vay seni mürted..!
960Ahsen-i Takvim üzere yaratılan insan, Elestü’den kalkıp dünyada imtihan olan, Buyurdu Gül Muhammed Mustafa’m; ‘En hayırlı insan, insanlara faydası olan’…
961Gaffar olan Allah affetse bile, ‘Hayır ben affetmem.’ diyorsun. ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez.’ Zavallı, bunu bilmiyor musun..?
962Yatanı sever mi Allah ? ‘Veren el alan elden üstündür.’ buyurmadı mı Rasulullah ? Öyle ise haydi bismillah…
963Eşref-i mahlûkât olan, Hakk’ın en güzel eseri insan, Gönlün sevgiyle dolsun, Bayramın bayram olsun …
964‘Sadece benim yolum hak.’ ‘Olur mu benim ki en büyük Zat.’ ‘Olmaz, hani ayet, sizin ki bid’at.’ Nasıl kardeşlik bu heyhât..!
965Mübin olan bu din, Tekelinde mi senin ? Ben ‘Elif’ dedim, Sen ‘Vav’ı beğenmedin..!
966Hele bir söz et Hak Dostlarından, Biri ayet ister, diğeri gerici der. Görse bunları Pîrim Hacı Bektaş, Aşık Yunus Bilmem ki acep ne der..?
967Senin kaç tane yüzün var bir baksana bana ! Yakışır mı ikiyüzlülük Allah’ın güzel kuluna ? Bak ne diyor Aşk Eri Mevlana; ‘Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.’ Hadi Allah aşkına…
968İblis diyor ki ‘Ben’ Sen diyorsun ‘Ben’ Etme boğulursun benlik bataklığında, ‘Ben’ dedikçe sen..!
969Muhammed’dir muhabbet, En güzel huyu şefkat. Bürünürsen ahlakına, Ne gam kalır, ne de dert…
970Firavun ve Karun’un altın, akçesiyle, Aşk pazarından dervişlik elbisesi satın alınmaz..!
971Niçin sadece benim yolum haktır deyip Hak’ka giden yolları çok bilmişlik ve kibir ağıyla örmeye hatta inkara yelteniyorsun? Sahi ne oldu İblis’in sonu bunu bilmiyor musun..?
972Dünya’nın dönmesi insanlara fayda, Vefasızın dönmesi kendine zarar verir..!
973Rabb’imizin Settar ve Gaffar olduğunu bilipte, başkasının kusuruyla uğraşan, kendi ayıp ve kusurunu görmeyenden daha şefkatsiz ve basiretsiz kim olabilir..?
974Ey Can; Neden ‘Niçinlerle’ vakit geçirirsin? Demez mi Erenler: ‘Yolumuz dikenli ayağını seven gelmesin..!’
975Evet; İnsan hakları güya, Hadi gül oyna. Koşun dünya çocukları, Mutluluk şarkısıyla…
976Ey Dost ! Unutur mu çelik, aldığı suyu, Kim demiş; Aydınlığı karanlığın boğduğu…
977Dost; Hadi asma çehreni, Burası dünya. Bir varsın bir yoksun, Ömür bu; Kısacık sonuçta…
978Beyim nedir bu kin, Bu nasıl bir zehir ? Kimi mideden, Kimi beyinden zehirlenir..!
979Bu nasıl bir taassup, Bildiğini okur. Beyninde örümcek; Durmadan dokur..!
980Her aşık da yazar amma, Seydiyarim aciz başka. Çok mürşitler gördüm amma, Can Köprücüm bir başka…
981Hizmet etti Gönül Erine, Kutb-u Zaman Köprücü’me, Ne mutlu Hamdi Baba, Sen Çamancızâde’me…
982Bab-ı Umutlu beldesi, Yeşil Sultan künyesi, Hakk vermiş ilm-i Vehbî, Evet, zamanın Adviyesi…
983Mahsenli’min bendesi, Gül kokuyor tekkesi, Hamzalı’da kendisi, Nuri Dedem türbesi…
984Ey Dost; Bırak şu post derdini, Bir varsın, bir yoksun. Yazık, varsın oyalansın dursun..!
985Ey Dost ! Akıl nimettir bilene elbet, Heyhât; Dolu beyin kin ve nefret..!
986Sahi nedir bu kibrin, bilgin. Acep ne oldu sonu İblis’in..?
987Beyim; İlmin, bilgin güzelde; Merhamet, şefkat nerde..?
988Beyim; İlim bilmektir, Bilmem ki kibir ne demektir..?
989Hakk’ın eseri insan, Ezelî nurdan. Ebede yolculuk; Haydi davran..!
990Zihninde benlik, neylesin beyin? Güzel olan ahlaktır, sûret değil..!
991Sevmese yaratmazdı güzeller güzeli Rabbimiz. Bizi bize bırakırsan acep ne olur halimiz..!
992Ankara’da Gül Baba, Evet yol ortasında, Hacı Bayram dedik ya Dost; Hemen yanıbaşında..?
993‘Aşk’ dedim gerildiler, ‘Kıyıyorsun, kıyılıyoruz, kıyamıyoruz.’ dediler. Oysa kıyan tabip, kıyılan hasta idi bilemediler, Yazık öylece çekip gittiler…
994Ey Dost; O’ndan geldin, O’na yolcusun. Verirken sordu mu, alırken sorsun..?
995Ne bu hırs azizim, Habire incitirsin. Kul bu kusursuz olmaz, Sen kusursuz musun..?
996Aşk evveli, Sonsuz ahiri, Ey Vedud olan Sevgili, Bırakma bana beni…
997Evlat; Sen yeterki çiçek ol, Bal arısı bulur bir yol. Gelirse merkep arısı, Gel sabret, oda bir kul..!
998Ey Evlat ; Demir bükülmez ise hizaya gelmez, Çile çekmeyen elbette pişmez..!
999Asla ümit kesme Evlat, Gaffar’dır çünkü Hak, Sevmese yaratmazdı, El-Vedud olan Rab…
1000Ey Dost! İblis asla vazgeçmez senden, Sen niçin ümit kesersin ki Şefkatli Sevgiliden…
1001Ey Belh’linin Hamuşu; Herkes seni anlasaydı, Her mahallede bir Mevlana olurdu. Dedik ya dost; Huu Huu, evet doğrusuda bu…
1002Gündüzünde rahmet, Gecesinde kandil var. Ey Canlar; Mübarek olsun üç aylar…
1003Göz ki, bürümüş kin. Merhamet nerde ? Sahi Beyim; Bu ip kimin elinde..?
1004Ezelde dedik ya ‘Beli’ Sanat ki ezeli, Evet Bayım; Değil mi insan en güzeli..?
1005Bürümüş dünya, Habire sırtlan. Saray virane, Bakar mı Sultan..?
1006Ey Mevlana’mın Hamuş’u,Hak Şems’i, Değil miydik gönlünde, ezelde, elestüde? Söyler isek bak bekliyor Kasım, Elinde yağlı urgan ile..!
1007Baksana Bayım; Aynadır O sana Yaratılanda güzellik, Kusuru kendinde ara..!
1008Günahından dolayı mahçup olan kul; Ayıplayandan üstündür ey Oğul..!
1009Kaskatı kalp, Nedir bu surat ? Nerdesin sevgi, Sen Ey Şefkat..!
1010Kaf dağında burnun, Nedir senin derdin ? Etme be Azizim, Arşa çıktı zulmün..!
1011Ey Can: Körlük gözde değil, gönülde. İşte Medine, Sahi Karen nerde..?
1012Dünya bu ! Eritir potasında insanı. Azizim ; İncin ama incitme, Cümle can taşıyanı
1013‘Şeker’ dedim, Gülümsedi. ‘Anladım; Şükür’ dedi Sevgili…
1014Burda misafirsin, Ebede gideceksin. Aman ektiğine dikkat et, Orda biçeceksin..!
1015Binmiş benlik atına, Dolu dizgin baksana. Ağız dolusu salya, Aman evlat sakın ha..!
1016Bir canda iki ten, Gül annem; goncası ben. Dağ gibi sığındığım, Sensin annem sen..!
1017Nedir bu benlik, Nerden bulaştı bize ? Ne yapmıştı ki atamız, Kovulmuş iblise..?
1018Can bu; Canana vefasızlık eder mi? Ey cibilliyet; Sence bu kader mi..?
1019Kaskatı kalp, Hani yaratılana şefkat ? Sen asık çehre, Söyle merhamet nerde..?
1020Elestü, evet Galu Bela! İmtihan sahasıdır bu dünya, Ne çileler çekti bunca enbiya. Öyle ya; İpe çekilmedimi Mansur aşk uğruna..?
1021Ey Can Ezelden ebede gideceğiz, Hangi peygamber güldü ki, biz mi güleceğiz, Öyle ya O’ndan geldik, O’na döneceğiz…
1022Evet, Ey Dost; Bir yol ki uzun ince, Biter birgün gündüz-gece, Aşk söyletir hece hece, Der ya; ‘Gidiyorum gündüz gece.’
1023Aman ha Oğul ! Düştünmü dara, Muhtaç olursun ona, Devlet bu evlat; Babadır sana..!
1024Evet! Boynunda urgan, Körpecik fidan. Bu nasıl bir salıngaç; Gah sağdan, gah soldan..!
1025Ey Dost! Vatan dedin de; Her biri ayrı ırktan gözükse de, Diz çöktüremezler bu asil millete..!
1026Evet ölümsüz fikir, Ebede giden. Beden bu Bayım; Ölecekti zaten..!
1027Onu ret, bunu ret. Bu nasıl bir davet; Sen ey taassup ! Nerde merhamet..?
1028Vefasız bu vicdan olmaz, Münkire meşrep sorulmaz. Der ya Aşk Eri Mevlana; ‘Kula vefası olmayanın, Hakk’a vefası olmaz.’
1029O bir ayna, Ne yaptı ki sana? O sensin, Sormadı ki seni sana…
1030Nedir bu benlik ? Hani Harun, ne bu Karun. Sanırsın Musa; Bakarsın Firavun..!
1031Gül Muhammed’im, Sırtındadır gülcüklerin. Ey şefkat peygamberim, Şefaatini dilerim…
1032Dost; Burası dünya, evet bir saha. Kul imtihanda, Görünüş mü, sakın ha ! Bekle bak sonuna…
1033Ey Can; Nedir bu hüzün ? Ölmeyeceksin. Ezelden geldin, ebede gideceksin..!
1034Ey Dost! Emek dedin de; Kimi işçi, kimi işveren. Alnımızın yazısı silindi Beyim terlemekten..!
1035“Hani der ya; ‘Ayın şavkı vurur sazım üstüne.’ Dost! Dokundun yine gönlümdeki bam teline. Öyle ya, Gül mü koklanır hiç; Gül’ün üstüne…”
1036Ey Can; Bırak kim ne dedi, Aşk’a hudut olsa idi, Mansur ipe çekilir miydi..?
1037Ey Can ! Gülsün işte, Aldırma dikene, Gül dedin de; Gülden köre ne..?
1038Çilem ! Nedir bu çehren ? Hadi gül, Biricik gültanem…
1039Derler ya; ‘Terk et Leyla’yı, Mevla’yı bulursun.’ Etme Beyim, Züleyha’yı Yusuf’ta nasıl görürsün..?
1040Katı kalp, Kaf dağında burun. Söyle Bayım; Kimde bu sorun..?
1041‘Sen’-‘Ben’ Sahi neden ? Ne istiyor iblis; Peygamber Adem’den..?
1042Sinsi dost, Evet menfaat. Öptü alnından iblis heyhat..!
1043Gül aşktır bilene, Vefasız takılır dikene, Gül, çile Ey Dost; Aldırma yan çizene..!
1044Azdırdı dünya Firavun’u, İşte Karun’un sonu ! Bilmem ki rahatlık bu mu ? Sabret oğul, çile pişirir kulu…
1045Ön yargı, suizan! Değil ki Haktan. Nedir bu hınç ? Gel etme Ey Can..!
1046Tepegöz, Bulutta burun. Benlik çukuru bu, Bayım şöyle buyrun..!
1047Sonsuzluk, evet nesine, Büründü Karun elbisesine, Huzur mu, Heyhat! Tam tersine…
1048Ey Can ! Seven sevilir, sevmeyen ne bilir ? El-Hubbilillah, Sevgiyi niçin yarattı Allah..?
1049Şefkatsiz gönül, Nedir bu riya ? Hani merhamet; Çok bilmiş ya güya..!
1050Çatladı hırsından, Dedi; ‘Sen kim oluyorsun?’ Dedim; ‘Sormuştu iblis, Sahi sen bilmiyor musun..?’
1051Bugün Cuma ! Hızır yanına uğraya, Sır kapıları açıla, Haydi Mübarek ola..!
1052Dünya imtihan yeri, Kim demiş ebedi? Zindandır buyurdu; Evet Çile Peygamberi…
1053Görmeden sevdin, Şükür ki görmedin. Sen kusurcu göz, Nedir senin derdin..?
1054De hele kirve; Sevmediği halde seviyorum diyene, Sahi; Ne demeli sence..?
1055Dedim; ‘Dost, yoldaş dediğin nasıl olmalı?’ Birden tüm heybetiyle; ‘Omurgalı durmalı dedi omurgalı..!’
1056Ey Can; Göz aydınlığıdır yeşillik. Kopsun kıyamet, Sen yinede bir fidan dik..!
1057Tutsak beyin, Zihinse köle. Cellat bu Beyim; Bu muhabbet niye..?
1058‘Kimsin?’ dedim, ‘Şems’im Evet Şems’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim; Gülümsedi ‘Güneş misali’ dedi…
1059Ey Dost ! Sevgi eksildimi gönülde, Göz kusur görürmüş, En sevgilide…
1060Beyim; Kanbağı dedik, Candan öte sevdik. Sevdik, sevdikte, Bunca taşı biz bizden yedik..!
1061Benlik ateşi bu, Buyrun iblisin sonu. Hû dedik dost hû; Evet doğrusu bu..!
1062‘Kimsin?’ dedi, ‘Bilmem ki.’ dedim. Birden aldı benden beni, O meçhûl Sevgili…
1063Dost! Hadi üzülme, ‘Hâlden anlamayan dilden anlar mı?’ dedi, Aşkın Güzelciği Sevgili…
1064Tek tip fikir, Taassupda zirve. Buyrun parodi; Gül gülebildiğince..!
1065Ey Can ! Ateşten denizi , Mumdan kayıkla geçmek istersen; Sevginde samimi ol. Düşünürsen, işte en güzel yol…
1066Rakibin, Yenebilirsin. Tevazu Adem’in, Kibir iblisin. Biz nebilek Beyim, Sen bilirsin..!
1067Hani inanmıştık, Sahi nedir bu bıkkınlık ? Dost kalk ayağa, Yolun sonu aydınlık..!
1068Evet, ilim bilmektir, Beyim asıl mesele; Beyine ilmek ilmek sevgi örmektir…
1069Dost; Biri Halil diğeri Kaypakkaya. Söyle be Usta; Ne yaptıki bunlar nemrutlara..?
1070Evet, der ya Mahsuni; ‘Bazen acılardan al ilacını.’ Aldırma Dost; Pişirsin acılar çiğ yanını…
1071Unutma Evlat; Eden kendine eder, Uzattığın el senindir, Elbet sana döner..!
1072Nasıl bir ilgi, ‘Nerelisin’ dedi. Dedim ki ‘Oralıyım’ Birden gülüverdi, ‘Bende oralıyım.’ dedi Ay yüzlü sevgili…
1073İncittin incitmesine de, Sahi bu körlük niye ? Hadi körsünde; Bari nankörlük etme..!
1074Dedim ki; ‘Sahi bu kördüğümde neyin nesi?’ Birden gülümsedi; ‘Aşk olsun Aşk’ dedi, Ay yüzlü sevgili….
1075‘Kasım’ dedi Şair ‘Kasım’ Tutula dursun onca yasın. Sen ey Şanlı Çınar; Sonsuza uzamaktasın..!
1076Bu nasıl bir bilmece; Hem yaşasın, hem kahrolsun, Beyim anlayana aşk olsun..!
1077Ey Dost; ‘Sol yanım’ deyince; Dokunur gönlüme bir seher yeli inceden inceye. Sevgili bu; En sevgili neticede..!
1078Kim demiş, Köşesinde oturdu peygamber ? 23 yıl, bunca sefer, Öyle ya; Aşıktır gayrete kader..!
1079Zihninden bağlı, Zincirsiz köle. Buyrun hürriyet; Gül gülebildiğince..!
1080Yazık ! Bir fikir için, biri diğerini yedi. Birden bir gülüş; ‘Aferin çocuklar.’ dedi…
1081Sevgili; Usandık aşksız gönüllere gül ekmekten. Evet, Her biri bir parça kopardı can evimizden..!
1082Dost ! O bir insan, Senin fikrin sana, onun ki ona. Öyle ya; Tek tip olacak değil ya..!
1083Aşıklık töresinde, Mazarette neyin nesi ? Al sana kuru laf; Buyrun peynir gemisi..!
1084Ve Şair; ‘Zaman’ dedi ‘zaman’ Evet zamanla sınırlı insan, Gel gör ki biri diğerine düşman..!
1085Önce söv, Sonra kan bağı de. Usta be ! Âdem iblise ne etti sence..?
1086Birden; Döküverdi inci tanelerini gözlerinden, ‘Söyle’ dedi Sevgili; Ne ister bunlar; Tertemiz gönüllerimizden..?
1087Dört duvar arası, Devasa odalar. Söyle be Usta; Analar niçin ağlar..?
1088Dedim ki; ‘Ne de çabuk bıktın öyle!’ Birden sırıtı verdi, Alaylı çehresiyle. Evet! Dev aynasında minicik cüce..!
1089İncindik be Dost ! Bir kere incitmedik. ‘Kusurlu’ dediler; Biz hep kusursuz sevdik…
1090Dost; Nedir bu hüzün ? Hadi üzülme, Vefasız bu adı üstünde. Evet; Kim bilir tasması kimin elinde..!
1091Belki dedik, Dost belki. Fıtrat bu Beyim, Değişmez ki..!
1092Dedim Dost; ‘Devrimci derviş de ne demek ?’ Dedi; ‘Deli Deniz boynunda ilmek. Hakk dedin mi de halkı incitmemek.’
1093Dost; Dünya sahnesi bu, Kısacık ömür, iki hece. Açılır birden bir perde, Evet seyrederiz birlikte..!
1094Zirvede benlik, Bilmem ki acep niye ? Beyim merhamet etmeyene, Edilir mi sence..?
1095Ey Can ; Yolculuk, evet Ta Kalu Bela’dan. Geçiyoruz birlikte bak, Geçici dünyadan…
1096Görüş ayrılığı deyip, Vakit öldürmek yerine Keşke gönül verseydik, Şu en güzel söze; Evet ‘İstikbal Göklerde’..!
1097Dedim ki; ‘Devrimci derviş, Affetmek nedir sence ?’ Dedi ki; Ezilen çiçeklerin kokusudur bence..!
1098Beyim insan bu; Melek değil ya. Bak, bakta, Kusura bakma..!
1099Hani der ya Şems’imin eseri, Aşk Eri Mevlânâ; ‘Küsmek için bahaneler arayacağınıza, sevmek için çareler arayın.’ Öyle ya, zaten bir ve beraber değil miydik; Bezm-i Elestü, Kâlû Belâ da? Peki niçin bir tebessümü bile esirgiyoruz misafiri olduğumuz şu geçici dünyada? Gelin etmeyin, eylemeyin; Yunus gibi sevelim, sevilelim. Hünkârımız gibi incinsek de, incitmeyelim. Yarın ne der atamız Peygamber Adem, Nuh, İbrahim, Musa, İffetli Meryem’in oğlu İsa, Tebessüm etmek sadakadır buyuran; Can Muhammed Mustafa (salavatullahi aleyhim ecmain)
1100Evet; Simit sarayından, Gönül sarayına. Aşkın güzelciği Züleyha, Aşk olsun seni anlayana..!
1101Özünden kaçış, Tabana kuvvet. Nedir bu taklit ? Doğrusu hayret…
1102Evet; Taht kurmuşlar göklere, Dev dev adamlar. Misket kavgasıda nedir ? Etmeyin çocuklar..!
1103Semiren benlik, Höykürdü birden; ‘Ben dedi Ben’ Eyvallah etmem..!
1104Evet; Burası dünya, O’ndan O’na, Ne olursan ol, Yolculuk sonsuzluğa…
1105Dost; Değer verdik diye mi acep değersizleştik ? Bunca taşı biz en sevdiklerimizden yedik..!
1106‘Sahi bu saz da nedir?’ dedi, Dedim ki; Yurdumun töresi, Gönül dağının sesi, Şimdi sen söyle; ‘Bu kör beyin de neyin nesi..?’
1107Aldırma be Oğul ! Dedik ya; O’ne olursa olsun, Sen insanoğlusun..!
1108Birden ‘O kim ki?’ dedi kibrinden, ‘Bilmem ki’ dedim, İblis ne ister Peygamber Adem’in neslinden..?
1109Evet; İnsanda beyin, Sen biricik örneğim. Sana selam öğretmenim..!
1110Evet; Bilge, bilgin, Körpecik beynim; Sana emanet öğretmenim..!
1111Birden minicik çehresiyle, ‘Anne’ dedi ‘Anne’ Çocukları hep küçük kurşunla mı öldürürler sence..?
1112‘Fikir ayrılığı’ dedin de; Didişirken biri diğeriyle, Birden bir semirmiş gövde; ‘Oturun’ dedi ‘oturduğunuz yerde’..!
1113Dost ! Aşka akılla ulaşılsaydı, Sahi; Darağacında Mansur’un ne işi vardı..?
1114Söyle be kirve ; Fikir ayrılığı deyip vakit öldürmek yerine, Birlikte birşeyler üretilmez mi sence..?
1115Zift gibi karanlık, Diş biler devler, Menüde kanarya; Aman ha beyler..!
1116‘Ana’ dedi ‘Ana’ Öyle ya; Yüklenmiş kâinat sırtına..!
1117Evlat; Sevki, sevdiresin. Bilmez misin ? Sevmeden sevdiremezsin…
1118Çileyle yoğrulan, Gölgesi sığınağım, ömrünü bana adayan, Derler ya ; ‘O adam benim babam..!’
1119Ben’ dedi ‘Ben’ Kibrinden. Birden tarifsiz bir ses; ‘Sen’ dedi öyle mi ‘Sen’..?
1120Bilmem ki dost; Bu hazımsızlık neyin nesi ? Ne yana dönsem, İblisin kin dolu nefesi..!
1121Gül gibiydi, Gül dedim Gülce, Gülüverdi birden, Evet ‘gül’ deyince..!
1122Sahi Beyim; İblis haddini bilseydi, Bilgisi başını yer miydi..?
1123Binbir surat; Herkese farklı. Öldürücü zehir, Zihninde saklı..!
1124Evlat ! Bi şekilde karnın doyar. Sağlığın yerinde değilse, Dünya senin olsa neye yarar…
1125Bunca beyin, Kemirdikçe sevin ! Sömürü dedin de; Bu nedir ki Beyim..?
1126Evet; Sağlıklı yaşam, Ne güzel nimet. Şifacı ele, Niçin bu şiddet..?
1127Bir bardak su, Bu nasıl bir fırtına ? Bin batman çamur, Vurun garibin sırtına..!
1128Ve Şair ekledi; ‘Seven sevdiğini, gönlünde büyütmeli’ Dedi Sevgili…
1129Dün gitti Dost, Bugün de gidecek ! Hadi üzülme; Yarın güller de gülecek…
1130‘İncelik’ dedi, ‘İncitmemek’ dedim. Gülüverdi; İnce ruhlu sevgili…
1131Dedimki sevgili; ‘Yaşamak nedir sence?’ ‘Aşk dedi aşk’ Aşkı anlamalısın önce…
1132Ne arar ne sorar; Bulunmaz hint kumaşı, Kendini birşey sanar..!
1133Ne yapayım dedi; ‘Mecbur kaldım.’ Dedim ki; ‘Aşkı anlasaydın taş atana inat gül atmazdın..!’
1134Safran’ dedi Şair; Safranbolu Gül misali, safran kokulu lokumu. ‘Anadolu’ dedik ya Beyim, İşte Anadolu…
1135Ben ‘aşk’ dedim, O ‘aklım’ dedi. Höykürdü bir benlik; Evet aklı başını yedi..!
1136Ey Can ; Hadi aldırma, Öyle ya; Belkide o layık değildi sana..!
1137Kalburla güneş taşırsın’ dedim öyle mi ? Birden gülümsedi; ‘Çok işim var oyalama beni’ dedi…
1138Evet ! İster gece, ister deniz rengi. Ey Sevgili; Gören gönül gözü değil miydi..?
1139Bir lokma ekmeğin hesabını yaptılar. Hesapsız sevdik Usta, hesapsız sevdik, Biz ince hesabı nereden bilecektik..!
1140Ben’ dedi ‘Ben’ ‘Eyvallah etmem!’ Birden; ‘Bana bak! dedi iblis, Ortaklık istemem..!’
1141Maya bu, Cibilliyet ! O ne ederse etsin, Evlat sen idare et..!
1142Derler ya; Vefası olanın, vedası olmaz ! Evlat; ‘Dost’ dediğin öyle kolay kolay bulunmaz..!
1143İnsan bu Bayım; Kimi yaralar, Kimi yarayı sarar…
1144Onca yıl gönlümüzde taşıdık diye, Alıştık be kirve; Alıştık bunca salyalı dile..!
1145Bu nasıl bir ölçü, Beyinsiz köle. Sığar mı sonsuzluk, Minicik yere…
1146Gönlümüzde taşıyıp, Ömrümüzü verdik Usta ömrümüzü, Gel gör ki; Çok gördüler bize bir güleryüzü…
1147Altın bu’ dedi, Ne işi var hurda tezgahında ? Dedim ki; Altın olmaya altında, Ehline düşmemiş be Usta…
1148Ey Can; Melekte olsan, ‘Nedir bu kanat sesi’ derler. Sen ‘Aşk’ de, Bırak ne derse desinler..!
1149Evet; Zift gibi beyin, Yüzünde keder. Ömrünü versen, Canını ister..!
1150İncelik’ dedim, Gülümsedi, ‘İncitmemek’ dedi Biricik Sevgili…
1151Ey Can; İstediğin kadar güçlü ol, Evet beyinlere girebilirsin, Ancak gönüllere giremezsin..!
1152Çamurdan çıkarttıklarımız Çamur attı be Usta. Evet; Güneş balçıkla sıvanmasada..!
1153Mutluluk şarkısı, Issız peyke. Gayesiz beyin; Yığınla gövde..!
1154Birinin değer vermediğine, Bir diğeri canını verir. Beyim bu körlük değilde nedir..?
1155Dünya bu dost; Tüm rakiplerini yok etsen mutlu değilsin, Sen, Evet tek başına bir hiçsin..!
1156Dedim; Sevgili, ölüm nedir sence ? Dedi ki eğer ölmüş ise gaye, Beden ölse ne ölmese ne..!
1157Beyim kulsun. İbadet, zaten senin. Bilimde yarış, Bilmem ki; Var mı bir eserin..!
1158Dost; Ezelden, ebede, Yolcuyuz neticede. Kaderimiz bir, Kader birliği etmişcesine…
1159Bu ne hal’ dedi, Alaylı çehresiyle, Dedim ki; Kafir mi olur insan, İblisin gülmesiyle..!
1160Kaderimiz bir Dost; Kader birliği etmişcesine, İster sağdan, ister soldan, Yürüyoruz neticede…
1161Fikir ayrılığı deyip, Yerken biri diğerini, Keşfetti devler; Göğün derinliğini..!
1162Beyim kulsun. İbadet, zaten senin. Bilimde yarış, Bilmem ki; Var mı bir eserin..!
1163Ey Can; Sevgiyle semirmiş, Şımarık birine, Sakın gülüveripte, Gülleri incitme..!
1164Evet; Her biri bin alem, İşgal edilmiş beyin. ‘Kahrolsun’ demekle, Kim kahrolmuş ki Beyim..!
1165Ne yapalım’ dedi, ‘Elimden birşey gelmez.’ Dedim ki ; Sen tohumu atta, O”ister verir isterse vermez..!
1166Evet; Vurun kahpeye dedi, Dedim ki; Garip buldun diye mi ? Seni iblisin merkebi..!
1167İyilik’ dedim, İyidir dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim, Gülümsedi; Sen sahi kimlerdensin dedi..?
1168Banane’ dedi, Bir ben miyim ? ‘Gül’ dedim gül sendin, Niçin vefasızlık ettin..!
1169Dost ! Dünya bu, gam ile dolu. Sonsuzluğa uzayan yol, Yolcunun sonsuzluğu…
1170Gökte barut, yerde kan. ‘Cahil’ dedin de ağam; Çobanız biz çoban..!
1171Kuru laf’ Evet karnı tok. Herşeye bir bahane; Onda O yürek yok..!
1172Dedim Dost; Cahil kimdir sence ? Anası ağlayan çocukları konuşalım. Dedi önce…
1173Sahi Sevgili; Gariplik nedir sence ? Gülümsedi, Gül yüzlü çehresiyle, Vefasız biriyle yol yürümektir dedi bence..!
1174Yeter’ dedi, Benden bu kadar. Dedim ki; ‘Azın fazla çoğun zarar.’ Zaten ederinde o kadar..!
1175İnsan’ dedi evet, İnsanlık kalmadı. Dedim ki; ‘İnsanda kâinat saklı, İnsan insanı tanımadı..!
1176Dünya bu; Senin dinin sana, onun ki ona, Ölüm öldürülmedi Bayım, Buyrun işte ortak nokta..!
1177Evet; Madem ölüm ortak nokta Keşke insanlar arası bir barış olsa Bayım insanız, insan sonuçta…
1178İnanır inanmazsın, Bundan banane ? Ölüm öldürülmedi Bayım, İşte asıl mesele..!
1179Bu fikir çatışması yetmedi mi beyler; Evde kardeş kavgası, Şaha kalktı devler..!
1180Kendimi dedi Artık geri çektim Dedimki Daha dün geldin Sahi niçin acele ettin.
1181Benimle yol yürüyen benimdir.’ Dedi Şair. Evet gerisi misafir..!
1182Beyim; Dün olduğu gibi, Bügünde yarının dünü. Yılın 365 günü; Evet, Emekçi kadınlar günü…
1183Dev gibi gövde, Lokma tadımlık. Beyninde cinnet; Buyurun azınlık..!
1184Dedim Sevgili; Bayram nedir sence ? Garibin sevinci, Çiçeklerin özgürlük günüdür. Dedi bence…
1185Hadi üzülme, ‘Biz ezilen çiçeklerin ıslaklığını, Senin gözlerinde gördük’ dedi. Gülyüzlü Sevgili…
1186Evet; Karga karga ile, Kanarya kanarya ile, Söyler misin Beyim; Kişi sevdiği ile değil mi sence..?
1187Tüm çocuklara selam İncitmeyin inci tanelerini Kırılmasınlar aman Evet çocuklar bugün 23 Nisan.
1188Kuru laf’ dedi, Karnım tok. Dedim ki; ‘Mide ile kulak, Evet alakası yok…’
1189Gözler’ dedi Şair; Evet Beynin penceresidir. Ey Sevgili ! Çiçeklere baktıkça gönlüm çiçekleşir…
1190Dile benden ne dilersen!’ dedi, Dedim ki; Seni, evet seni, Sen ey Şems yüzlü Sevgili…
1191Dünya bu Dost; Tüm rakiplerini yok etsen mutlu değilsin. Çünkü sen tek başına bir hiçsin..!
1192Dedim; ‘Dost Gariplik nedir sence?’ Kör beyinlerle yol yürümektir ! Dedi bence…
1193Selam sana Genç Adam, Selahattin, Alparslan, Evet; ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ Dedi ya Atam…
1194Ey Dost; ‘Canımı veririm.’ diyenler, Can bağımızı talan ettiler. Evet; Dost görünümlü haramiler..!
1195İnanmadığı yolda, Niçin gayret etsin. Bırak Dost; İsteyen istediği yere gitsin..!
1196Dedim; Sevgili ahlak nedir sence ? Birden inci gülüşü ile, İncitmemektir dedi bence..!
1197Evet; Sevgiden nasipsiz, Kin dolu çehreleriyle, Sevgimizin bedelini ödetiyorlar be kirve..!
1198Ölüm evet, Varış noktası. Keşge bayım; Bir barış olsa, İnsanlar arası..!
1199Olgunluk’dedim, Gülümsedi; ‘Durulduk’ dedi. Dağ gibi duruşuyla, Sevgili..!
1200Sen işini güzel yap; O, kazancın değil, Karakterindir evlat.
1201Anlık saltanat uğruna, Bin can bir pula. Öyle ya Bayım; Burası dünya…
1202Gönlümüzü verdik, Beynimizi kemirdiler. Söyle be kirve; Bunlar neyin nesiydiler..?
1203Üzülme ! Dün geçti evlat, Bu günlerde geçecek. Öldürülemeyen ölüm tüm meseleyi çözecek..!
1204Sevgi dedik, Racon kestiler. Hesapsız sevdik Beyim, Bize hesap ödettiler…
1205Vefasız, Evet kurnaz, Her ipte oynar; İpsiz cambaz..!
1206Hadi üzülme ! ‘Herkes ederi kadar değer verir.’ dedi, Hüzün Gülü Sevgili…
1207Evet; Kimse vefasızlık etmiyor, Karakter meselesi bu Beyim; Herkes özüne dönüyor..!
1208Aldırma Dost; Seni gafil sansınlar, Her ipte oynasın bırak, İpsiz cambazlar..!
1209Evet; Kalbin edebi sevmektir. İncelik mi ? Seven gönülleri incitmemektir..!
1210Evet; İnsanlığa faydalı var mı bir eserin ? Amelim dedin de Beyim, O zaten senin…
1211Münkire dalkavuk, Yoluna yaban. Dört döner pervane; Aman Allah’ım aman..!
1212Yeter’ dedi ‘benden bu kadar.’ Dedim ki; Sen altın görünümlü teneke, Zaten ayarın o kadar..!
1213Dost; Hoşgeldiniz güle, Gidişiniz güle güle, Gülüver incitme, Aşk inceliktir neticede…
1214Karakter’ dedim, ‘Davranışın yansımasıdır.’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim, Gülümsedi, ‘Biri diğerinin aynası değil midir..? Dedi
1215Dost; Nasıl olsa düşeceksin toprağın bağrına. Sen bir gönüle düş, Ölüm öldürülmedi ki sonuçta..!
1216Bir ‘hoş geldini’ bile esirgeyenler, Bizden ‘hoşgördük’ dememizi beklediler. Bilmem ki Dost; Bunlar kimin nesiydiler..?
1217Yine daldın, dedim deryalara, Eğdi başını Sol yanına, Söyle dedi; Ne yaptık ki biz bu vefasızlara ?
1218Beyninde pranga, Zındana mahkum. Tozpembe hayat; Naber aşkım..!
1219Eylül’ dedi, Dedim ki; ‘Sevgili biz aralıksız sevmedik mi?’ Öyle bir gülüverdi, İnan o an hemen ölesim geldi..!
1220Geçici dünyada, Niçin canını sıkarsın ? Yolcusun ya ey Can; Zaten yola çıkacaksın…
1221Bu kadar ilgi, Bu nasıl bir sevgi ! Dedim; ‘Kimsin sahi?’ Dedi; ‘Kendine gel!’ Söylenir mi bu ulu orta şimdi..!
1222Bilir misin’ dedi, ‘Bu güzellik nereden gelir ?’ ‘Ben bilmem’ dedim Sevgili, Hani o gün demiştin ya ‘beli’, ‘Süre gelir’ dedi, İşte o günden beri…
1223Evet; Beni seven, benim. Beni sevmeyeni neyleyeyim, dedi. O meçhul Sevgili…
1224Dün ve Dünya ! Hadi aldırma, ‘Zaten dün gitti’ dedi Şems yüzlü Sevgili…
1225Ve Şair ekledi; Alıştık dedi alıştık, Attığın bunca taşa. Biz aşkımızla, Sen git aklınla bin yaşa..!
1226Neden ve niçinlerle, Zaman öldürmek yerine, Yok mu bir buluşma noktası Beyim; Şu gözbebeği ülkemde..?
1227Ey Dost; Yoldan soğumuşla sakın yola çıkma, Yol ortasında dona kalırsın sonra..!
1228Evlat; Boşuna ikna etmeye uğraşma, İnanmış olsaydı yürüdüğü yola, Bunca bahane sunar mıydı sana..?
1229Avcıydı güya; Av oluverdi birden, Minicik bir solucana. Omurgasız Beyim evet; Omurgasız sonuçta..!
1230Evet; ‘Anaya sevgi, babaya saygı’ dedi. ‘Ya evlada?’ dedim, Gülümsedi; İlgi dedi ilgi, O şefkatli Sevgili…
1231Alevimisin dedi Dedim ki; Alevi de benim, Sünni de benim. Beyim ben, Peygamber Adem’in neslindenim…
1232Pembecik dünya, Köpükten hayat. Arzular sonsuz, Anlık saltanat..!
1233Nankör’ dedim Sevgili, Nankör kimdir sence ? Aldığını görmezden gelip, Verdiğini gören kişidir. Dedi bence..!
1234Cefasını çekmediğin yolun, Sefasını mı beklersin ? Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
1235Yeniden doğuş, Onurla yürüyüş. Al sana darağacı; Omurgalı duruş..!
1236Dedim Dost, Vefa nedir sence? O aramadığı halde; Sen ara dedi ilk önce…
1237Evet; ‘Biraz değer gördüğünü hissettimi, Bulunmaz hint kumaşı zanneder.’ dedi, Biricik Sevgili…
1238Evlat; Sen dostunu iyi seç, Düşman mı dedin ? Tanıtır kendini er ya da geç..!
1239Kusurcu göz, Kendine kör. Zirvede benlik; Dokunda gör..!
1240Kasım gibi duruş, Yunus gibi konuş. Benlik pazarında çığırtkan, Bilmem ki ederi kaç kuruş..?
1241Beyninde pranga, Bollukta tavan. Bu cinnet de neyin nesi ? Aman Allah’ım Aman..!
1242Sen dedi, Alevi misin? Dedim ki: Alevi de benim, Sünni de benim. Onlar gökteki yıldızlar gibi değil midir Beyim..?
1243Evet; Ölümsüz fikir, Dikenli yol. Garip geldi, Garip gider, Ey oğul..!
1244Sahi be kirve; Kişi benliğine köle aramak yerine, Bir gönüle giremezmi sence..?
1245Evet; ‘Tatlı söz yılanı yuvasından çıkardığı gibi, Güzel söz gönüle merhem gibidir.’ Dedi güzeller güzeli, Biricik Sevgili..!
1246Benlikte cömert, Şefkatte namert. Buyrun komedi; Demez mi sabret..!
1247Nankör dedin de Dost, Nankör öyle ya; Bir dediğini iki ette gör, Hem cahil evet hemde kör..!
1248Gözümüzü sevgi bürümüştü kirve ! Sevdik, hep sevdik; Zift gibi beyin, Nereden görecektik..?
1249Evet; Benlikte zirve, Engelde duvar. Fikirde zenginlik, Bunda ne var..?
1250Fersah fersah uzaklık, Yan yana gövdeler. Beyinlerde örümcek; Durmadan ağ örer..!
1251Beyinde örümcek, Durmadan ağ örer. Fersah fersah uzaklık, Yan yana gövdeler..!
1252Unutma evlat; İkilem felakete, Karar hedefe götürür..!
1253‘Banane’ dedi, ‘Beni alakadar etmez.’ Dedim ki; Merkep inadı bu, İnsan insana kin gütmez..!
1254O bir ayna, Aynada kusur aramak yerine, Dön kendine de, Nesin sen, necisin ? Bunu düşün önce..!
1255Evet, sadakat; Her dediğini yap, Bir kere ağırdan alda bak, Anamız ağladı be dost. Güldürme bırak..!
1256Beyim; Beden hür olsa ne olmasa ne, Köle bu; Beyninden bağlı bir kere..!
1257Hoş gör ki, Hoş görünesin. Hoş görmeden, Hoş görü beklersin; Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
1258‘Aralık’ dedi Şair, Evet Aralık, Keşke bir barış olsa, İnsanlık adına artık…
1259Der ya Pir: “Yolumuz dikenlidir, ayağını seven gelmesin.” Öyle ya; İnanmadığı yolda niçin çile çeksin..!
1260Genç adam! Sen bir kabile değil, devsin. Bırak, basiretsiz ne derse desin. Evet; “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Bunu bilmez misin?
1261Dedim Dost: Niçin seveni incitirler? “Bilmez misin?” dedi, Kopartmak için en güzel çiçeği tercih ederler..!
1262“Bunca yıl” dedi, “yoldasın. Hiç yorulmaz mısın sen?” Dedim ki: Aşıklık töresi bu, Sevgili bekler iken Nasıl yorulayım ki ben…
1263Evet; Eleştiri gizli, Hayranlıktır evlat. Kim ne derse desin bırak, İnandığın yolda sen, Yürümene bak..!
1264O bir insan, Niçin bu kin? “Söyler misin?” dedi dost, Ustası kim?
1265Beyinlere pranga, Çiçeklere gam. Haydi, hürriyet; Buyrun, urgan!
1266Issız köşeler, Hınca hınç dolu. Çökertilmiş beyin; Bilmem ki mutluluk bu mu..?
1267Yolun dikenini görünce, Döndüler tekrar geldikleri yöne. Aşk olsun be Dost, Aşk oldu böylece…
1268Söyler misin dedim Dost, Cahil kimdir sence ?
1269Bir ömür verdik be Dost, Bir tebessüme. “Biz sadaka vermiyoruz ki.” dediler, “Boşuna bekleme…”
1270Unutulmuş sokak, Hınca hınç dolu. Söyleyin salonlar, Yok mu bir çıkar yolu?
1271Nedir bu benlik putu? Canana can olacağına, Soyundun aşkın cellatlığına! Git, hadi git; Sen aklınla bin yaşa…
1272Evet Bizde bir baş yok; Hepimiz eşitiz dedi Dedim ki Sizden gelen dirlik sizin olsun Bunca başla başa Çıkana da aşk olsun…
1273Bin bilgeyi Bir belgeyle ikna ettikte Bir hasedi bin belgeyle İkna edemedik be kirve…
1274Biz birilerini parlatıp Öne çıkarmayız dedi Niçin dedim Bizde birlik yok ki dedi Birden bir diğeri öyle bir gülüverdi Öyle ya adam haksız da değildi…
1275Attığın taşı, Kusmukla sıvarsın. Sen kin dolu bakış; Ne çamur bir adamsın..!
1276İstersen göklere çıkart, Gönlü leşte olan anlamaz evlat. Hadi üzülme, bırak; Sen işine bak!
1277Evet, yılbaşı: Biri biterken, Bir diğeri yeniden başlar. Mevsimler misali, Ömür de böyle değil mi dostlar?
1278Biten ömürdü, Yılbaşı dediler. Garipler derdini saz ile söyler. Öyle ya; Yolun sonu göründü beyler!
1279Evet; Her yılın bir sonu, Bu yıl da yine yıl sonu. Tükenen bir ömür, Yolcunun sonsuzluğu…
1280Sen dedi, evet sen, Söyle ne dersin? Dedim ki: İşgal edilmiş ise beyin, Ben ne bilirim ki Beyim…?
1281“Eğer dinler isen, dinlenirsin.” dedi. “Nasıl yani?” dedim. Şöyle bir bakıverdi, gülümsedi. “Bilir misin, ilmin başı nedir?” dedi.
1282Dedim Sevgili: Aşkı akılla boğmak nedir sence? Gülümsedi: Aşk’ın kendine sor dedi bence…
1283Evet, Elleriyle cellatlık edeni anladık da; Dilleriyle cellatlık edeni, Anlayamadık be usta..!
1284Birden “Bana bak!” dedi, “Ezer geçerim şimdi.” Dedim ki: Karakter meselesi bu Beyim; Filler istese de incelik gösteremez ki!
1285Yürüdüğü yolda mazerete takılanla, Yol yürünmez evlat! İkna etmeyi bırak, Sen yürümene bak…
1286Aşk ağlatırken; Bedel ödemeden baş köşelere oturanlara Ben ne deyim beyim…?
1287Evet; Tek başına bile kalsan, Sen hedefine odaklan. Koltuk değneklerini bırak, Başarı, başarısızlıktan geçer evlat!
1288Kan damlamış beyne, Zihinlerde kin! Sen zehirli tohum; Seni eken kim?
1289Öyle ya; Gönülden gönüle bir yol vardır, görünmez. Eren erdim, görense gördüm demez! Evet Dost; Aşıklar ölmez…
1290Tepeden bakış, Hadi gül, kasıl. Gölgende ölüm; Buna bak asıl!
1291Cellat bu, Bu şirinlikte neyin nesi? Evet, kafeste beyin; Sahibinin sesi!
1292Ey Can, Kalbin gayesi sevmek. Evet, marifet ise; Onu sevgiliyle meşgul etmek…
1293“Aşk nedir?” dedim, “Çiledir.” dedi. “Anlamadım.” dedim, “Aşk olsun sana.” dedi. O güzeller güzeli sevgili…
1294Evet; Ömrümüzü verdik de, Bin belge ile Bir cahili ikna edemedik be kirve!
1295Sen bollukta Dost’unu çokça hatırla, Darlık zaten hatırlatır O’nu sana. Evlat burası dünya; Ölüm öldürülmedi daha!
1296Evet; İnsan, insan olanı nasıl incitir? Karakter bu dost; Kişi karşısındakini Kendi gibi bilir…!
1297Bir eli yağda Diğeri balda Bir tebessüm dedik Dilenci dedi be Usta..
1298Birden tarifsiz çehresiyle, “Cahille tartışma.” dedi. “Niçin?” dedim, “Cahili cesareti bitirir.” dedi. Evet o biricik sevgili…
1299“Hep beni mi düşünürsün?” dedi, “Ben bilmem.” dedim Sevgili. Alıverdi birden benden beni, O unutulmaz Sevgili…
1300Ona kâfir, buna zındık. Beyim bıktık artık, bıktık! Burası dünya… Öyle ya; o da bir insan sonuçta.
1301Evet, bir ihmalde, Binlerce keder… Düşman uyur mu hiç beyler? Öyle ya, demiri demirle döverler!
1302Yola inanan yoldaşını satmaz! Dost ise, dosta yanlış yapmaz. Evet Beyim; Bizim kitabımızda; Seven sevgiliden kaçmaz!
1303Evet; “Ruh kendine benzeyeni sever.” dedi, “Ya aşk ne eder?” dedim. Gülümsedi; “Git başımdan.” dedi, Şems yüzlü sevgili…!
1304Öyle ya; Aşk, âşığı sever… Akıl dedin de beyim, Âşıkta akıl ne gezer?
1305Ve şair ekledi: “Kelebekler.” dedi, Evet kelebekler… Bunca cellat elinde, Parçalanmayı bekler!
1306Perdeler, Evet dev dev perdeler. Cellatlar diyarı bayım, Paramparça gövdeler..!
1307Gaflette darlık, Gayrette varlık. Yetmez mi bu lakaytlık ? Beyim; Bıraksak mı artık..!
1308“Ey Dost!” dedim, “Seni başkasına tercih edene ne demeli sence?” Birden tarifsiz çehresiyle, “Dost, dostunu satmaz.” dedi bence.
1309Duvar adam! Bir kere gülmez. Takılır saman çöpüne, Hezeni görmez. Her şeyi bilir de Beyim; Kendini bilmez!
1310Ey Can, Boşuna çığırtkanlık etme. Sevdiğini överek değil, Severek göstereceksin!
1311Ve Şair: Kişi dedi, İnandı mı görür, İnanmadığının körüdür!
1312“Yoruldum.” dedin de; Biz de yorulandan yorulduk! Evet, böylece durulduk. Aşk mı dedin ey Can? Yorulmakta bulduk
1313“Eller,” dedi Şair, “eller…” Bir elinde zehir, Diğerinde panzehir. Söyler misin bayım, sence bu nedir?
1314“O kötü, bu kötü.” dedi, Dedim: “Ya sen, evet sen?” Keşke bir kere de, iyi olmayı denesen!
1315Dedim Dost: İnsan, insanı boğar mı sence? İnsan, insanca kaldığı sürece, Güzellerin en güzelidir, dedi bence…
1316Evet! İnandım deyip güvenmemek. Söyler misin Beyim, Sence bu ne demek?
1317Derler ya, Seven yok, inanan çok. Yokluk kapısı be Dost, Şirin var da Ferhat yok…!
1318Kin yüklü beyin, Donuk çehre. Şefkatli çoban, Cahil mi sence?
1319Evet, zehirli tohum, Bozuldu genler. Körpecik beyin, Etmeyin beyler!
1320Bin kilit vursan da, Bir gafil yeter ona. Dost, aman ha! Vatan bu vatan sonuçta!
1321Sen ey yolcu! Bir mermi deyip de geçme; Çanakkale, geçilmedi işte! Her biri ayrı ırktan olsa bile, Kim zincir vuracakmış ki bu asil millete..?
1322Gayesiz beyin, Semiren gövde. Pespembe hayat; Değil mi devre?
1323Dedim ki Devre: Bu sesler de neyin nesi? Dedi ki: Mazlumun gür sesi, Evet, yurdumun yükselişi!
1324Aslından kaçış, Birlikte korku. Mutluluk şarkısı; Peykeler doldu!
1325Niçin bu salya sümük? Biz sevdik Beyim; Hep sevdik. İncitmemek için Tetikte bekledik…
1326Mutluluk? dedim. “Doğduğunda değil, bulduğunda mutlu olursun.” dedi. O güzeller güzeli, En güzel Sevgili…
1327Benlik dağında baykuş, Sıfırla yan yanasın… Bin kere bilsen de, Yine bire muhtaçsın!
1328Tozpembe hayat, Bollukta doruk. Mutluluk şarkısı, Çehreler donuk!
1329İncelik, dedim Sevgili, İncelik nedir sence? “İnceldiği yerden kopartmamaktır.” Dedi bence!
MEHMET SEYDİYAROĞLU

Anlardan Kareler

Mehmet Seydiyaroğlu
Mehmet Seydiyaroğlu
Mehmet Seydiyaroğlu
Mehmet Seydiyaroğlu

İlham Veren Satırlar

Kelime Sanatı

“Kelimelerin bittiği yerde, sessizlik en güzel şiirdir.”

How often should I service my bike?
Do you use genuine spare parts for repairs?
How long does a full bike service take?
Do you offer doorstep pickup and drop?
What brands of bikes do you repair?